Aydınlanma
Gökyüzü kadar mavi olan pijamalarımla uyandigim sabaha bir güler yüzle selamladim herkesi Yatağımdan kalktım ve minik bir egzersiz yapmak için doğruldum, sonra okul üniformalarımı giydim. Elimi vüzümü vıkarken annem bana seslendi:
"Violet yemek hazır birtanem!" dedi. "Tamam anne geliyorum" dedim gülerek. Kahvaltı masasına gittiğimde karşımda kocaman bir yemek sofrası yoktu tabii. Koşa koşa salona gittim ve "GÜNAYDINN MİLLET! HAZIR OLUN KALKIŞA GEÇİYORUZ!" dedim sanki elimde bir mikrafon varmışçasına.
Sonra annemi öptüm. Aç karnım konuşmaya başlayınca annem de ben de güldük ve annem bana "Yemek soğumasın koş ye hadi" diyince mutfağa gittim tosttan bir isirık alinca dünyalar benim oldu sanki dünyadaki her şeyi verseler yine de bu tostu seçerdim. Okula gitme zamanı geldi de geçiyordu. Evden çıkarken anneme sarıldım ve okulun yolunu tuttum. Okula vardığımda okul daha açılmamıştı oysa ucu ucuna yetistiğimi sanıyordum. Ve aklıma dank etti içimden dedim ki:
"Bekle bugün sınav vardı o yüzden annem beni erken kaldırmış." işte tam o an başımdan aşşağ kaynar sular döküldü. Daha hangi sinav onu bile bilmiyordum. Okul kapıları açılinca merdivenlerden yukarı çıktım. Tam sınıfa girecekken Aria'yı gördüm aşırıda sevdiğim biri değildi hatta sevdiğim biri bile değildi. Sahte bir gülümseme ile ona sarıldim. Havadan sudan biraz konuştuktan sonra Hayatımın anlamı olan Lunaria geldi sınıftaki en yakın arkadaşımdı sadece sınıftada değil her zaman her yerde en iyi arkadaşımdı kendisi. Hızla yanına koştum demek az kalır onun yanına ışınlandım resmen.
"GÜNAYDIN BALIM!" Dedim ona sıkıca sarılarak
Lunaria'yı birazcık çok azıcık sıktığım için ne dediği anlaşılmıyordu. Sonra bana "BIRAKSANA LAN BENİ EŞŞEK" diyince hemen biraktım. Derin bir nefes verdikten sonra oda bana günaydın dedi, Sıralarımıza geçtik o sikicı dersin son 15 dakikasında hoca bizi sinava çalışmamız için zaman verdi Lunaria bana bakıp "Nereden başlıyoruz?" Diye sordu benim için kilit soru oydu ben sessiz kalınca Lunaria bana hafif bir tokat attığı an kendime geldim. Sorduğu soruyu tekrar sordu bende dedim ki:
"Şey hangi sınav acaba?" Diye sorunca Lunaria'nın bana içinden sövdüğüne yemin edebilirdim ama kanıtlayamazdım. Sınava çalıştıktan sonra zil çaldı. 40 dakika boyunca okula gelmeyen sözde 'uyuyan' Chris içeri girdi. Geç kaldığım için dilermiş sanki uyuduğuna herkes inanmış gibi. Sınıftan bir kıkırdama sesi duyuldu. Kimin yaptığını öğrenmek etrafıma baktıăımda sınıfta kimse yoktu. Ve köşede bir adam dikiliyordu uzun boylu kumral takım elbiseli. Adam hemen yanıma geldi ve dedi ki
"Dik durucaksın, sürekli gülmeyeceksin" dedi ve kayboldu. Gözlerimi açtığımda revirdeydim hemen başımda Lunaria dikiliyordu uyuyakalmıştı hemen yataktan doğruldum ve "Lunaria Lunaria" dedim uyandığiında ona sordugum ilk şey sınavdi. Neyseki sınav vakti daha geçmemişti. Peki ben neder buradaydım neden revirdeydim? Diye sordum kendi kendime. Sanki Lunaria aklımı okuyormus gibiydi. Dedi ki "Neden burada olduğunu merak ediyorsun değil mi?"tabiiki de merak ediyordum kim etmezdeki "Evet ne oldu bana? Neden revirdeyim?" Soruları üst üste sormak nazik yada hoş bir haraket değil ama buna mecburdum. Lunaria bana cevap verdi "Birden bayıldın. Asıl sana sormak lazım" ne olduğunu daha ben bile bilmiyordum. Sorusu karşılığında sessiz kalınca sinıfa gittik. Ders anlatılyordu.
Yerime oturduğumda Chris'in bana bir şey sormaması garibime gitmişti yoksa onun gerçekten arkadaşı değil miydim... Sınava olabildiğince çalıştım zaten, sınav o kadarda zor değildi derste dinlediğim yetiyormuş meğersem. Saatlerce süren ders sınav yetmiyormuş gibi birde üstüne bu sıcakta upuzun bir yol beni bekliyordu suyum bitmisti yanımda paramda yoktu, neyseki Lunaria'nın parası vardi. Cıkışta eve doğru giderken biricik arkadaşım Lunaria bu sıcakta kavrulmayayım diye çantasında ne kadar su varsa hepsini basımdan aşşağı döktü. Eğlenceli bir okul çıkışıydı. Laciverte kaçan mor saçlarım güneşin altında parlıyorlardı eve ilk önce Lunaria varmıştı. Vedalaştıktan sonra bende kendi evimin yolunu tuttum arada bir gözlerim kararıyordu ama hiç bir sorun yoktu. Binanın icine girdiğimde aynaya baktım pancar gibi olmustum. Hızlı kızaran biri olduğum için bu oldukca normaldi benim için. Acaba bu göz kararması ve hayali görüsler ne zaman bitececekti. Bu sabah okula gitmek için kaltığımda keyfim yerimde değildi bu gün durgundum ve ben durgun olmaya alışık değildim yoksa alışık mıyım sınıftaki eğelenceli rolüm yüzünden mi hep mutluyumdum? Belkide hiç bir zaman gercekten mutlu olmamıştım.
Okul formalarımı giydikten sonra ağır ağır lavobaya gittim. Bugün saçımla uğraşmayacakrım her zaman bit kuyruğu yapar önümde kahküllerimi bırakırdım ama bu sefer yapmayacaktım. Saçım salık bir şekilde kahvaltı bile yapmadan hızla evden kaçtım. Zatennşu sıralar çok fazla yemek yiyorum kilo vermek iyi olacaktır. Okula geldiğimde Lunaria'yı görememiştim sonra gelir zaten diye cokta umursamadım 1 saat geçti 2 saat geçti hatta sınav bile bitti ama Lunaria ortalıkta yoktu. Chris'le konuşmayı denedim ama Chris beni çok umursamadı. Sınıfta yalnızdım. Hiç arkaşım kalmamıştı herkes kendi arkadaşıyla eğleniyordu. Kafayı sıyırmak üzereydim. O kadar insanları güldürmek o kadar yardım etmek boşuna mıydı cidden. Umursamadım okuldan erken çıkmak için izin aldım. Her zaman eve gittiğimde hemen ödevlerimi yapıp sınavlarıma çalışırdım aam artık okul hakkında bir şey yapmak istemiyordum. İlk önce elime hemen telefonu alıp Lunaria'ya yazdım ve neden gekmediğini sordum. Oda bana dedi ki:
"Çok hastayım" dedi ve konuyu kapattı. Bu kadar kolay mıydı gerçekten kafayı sıyırmama cidden çok az kaldı ve bu bir şaka değil









kitap çok güzel