Başlangıç
Bu benim yazdığım ikinci kurgum umarım okumanıza değecek bir şey yazmışımdır ama bana göre yazmaya değecek bir şey yazdım.
Buyrun şimdi bir SÜPERNOVA patlamasına şahit olun.
Sevgilerimle Ezel Güneş
Şanlı Urfa topraklarına girmemle radyodaki müzik bile değişmişti. Şanlı Urfa tabelasını görmeden önce model çalarken urfa toprağına girdiğimiz anda tesî şarkısı çalmaya başladı. Kabul kötü değil harika. Çaldıkları müzik ve ‘de bı lur lur’ diyen şarkıcıların sesi harika. Anlamiyordum ama yine iyiydi. En azından şu anda tek iyi olan şey bu şarkıydı.
Ön koltukta oturan, beni yaptıklarını söyleyen bu kadın ve adamın gergin bakışmalarından beni görünce gösterdikleri 32 dislerinden ve alttan altatan bir birlerine soktukları igneyici laflardan daha güzeldi.
Evet bunlar benim biyolojik annem ve babam. Beni Erzincan'da buldular ve öz sandığım ailemden alıp Urfaya getirdiler. Ne mükemmel ama! Tamam kabul eskiden hep böyle bir şey hayal ederdim ama gerçek olacağını tahmin etmemiştim. Arkadaşlar arasında’ en büyük hayalin ne?’ diye sorduklarında ‘ beni bebekken kayıp etmiş zengin bir adamın kızı olmak’ derdim. Hani bir şeyi 100 defa söylersen gerçek olurya. Gerçekmiş.
Biyolojik annem ve babam çok kısa bir evlilik yaşamışlar. Annemi babama kan bedeli olarak vermişler. Ve annem le babam sadece 2 ay evli kalmışlar. Annem babamdan ayrılınca hamileymiş ama dayılarım babama söylemelerine izin vermemiş. Ben doğunca da anneme benim öldüğümü söyleyip bir çöpe bırakmışlar. Sonrada bir ayyaş bulmuş beni ve karısının çocuğu olmadığı için sokaktan kedi alır gibi beni karısına götürüp 'al sana çocuk’ demiş. Sonra annemi zorla başka bir adama vermiş dayılarım. Ve annemin ondanda başka bir kızı olmuş. Sonra adam annemi çok dövdüğü için annem onuda terk edip , kardeşlerinin yanına almanyaya gitmiş. Sonrada nasıl olduysa benim varlığımı öğrenmiş ve annemden ayrıldıktan sonra başka bir kadın evlenip iki tane çocuk yapan babama söylemiş. Babamda hiç durmadan beni araştırmaya başlamış ve izimi Erzincan'da fark etmiş.
İşte benim aksiyonlu hayatım böyle. Tamam aksiyon severim de böyle düğüm gibi olan aksiyonlardan nefret ederim. Tam bir aile kaosu. Şimdiki gibi.
“ Rozerin’cim kara köprüde harika bir rezidansta kalıyorum. Eminim oraya bayılacaksın. Senin için mükemmel bir oda döşedim”
“ Rozerin boş bir zamanında yanına gelir Halide merak etme. Biz kahvaltıya geç kalmadan yemeğimizi yedikten sonra bende ona odasını gösteririm. Kız çok fazla yorulmuş. Boş yerlerde geleceğine evine gidip dinlensin”
“ aynen Hamit sana katılıyorum. Kızı hiç fidanlığa falan götürme direkt eve gecelim biz. Kız dinlensin ben ona güzel bir kahvaltı hazırlarım”
“ e evine götürüyorum Halidecim. İnsanın evi cennetidir. Düşündüğün için sağol”
“ Rozerin benim kızım tabi düşünürüm”
Dedi sinirlenerek Halide . Hamit öfkeyle yüzüne baktı ve bu bakışmalardan anladığım üzere canımla cicimler çoktan arabayı terk etmişti.
“ kızın olduğunu inkar etmiyorum zaten. Ama kızım benim evimde kalacak”
“ senin evinde. Annenin ve karının evinde. Ben yandım kızımı yakmam”
“ bizmi yaktık seni? Baban ve annen alın ne yapıyorsanız yapın dedi”
“ sende gercektende her şeyi yaptın bütün iğrençliği…”
Dediğinde Hamit birden frene bastı. Halide dahil ikimizde sinek gibi cama yapışacaktık az daha. Sonra Hamit hızla radyoyu kapattı ve:
“ ben hiç bir iğrençlik yapmadım. Sen , benim yerime seni ateşe atanları tercih ettin. Sana gitme dememe rağmen sen çekip gittin”
Halide ileri gitti ve Hamidin mavi gözlerinin içine baktı. Kadında zerre kadar korku ve çekinme görmüyordum. Aksine Hamit'ten daha öfkeli gözüküyordu
“ başka bir kadında gönlün vardı senin. Gözlerimin içine bakıp seni değil Züleyhayı seviyorum dedin sen. Benden senin yanında kalmamı hala bekliyormuydun?”
Hamid sustu ama gözleri alev alev yanıyordu konuşmadı. Ve aksine ona dönmüş bakan Halideye dahada yaklaştı.
Anlaşıldı bu ateş sanki sadece gözde değil başka bir yerde. Bir halttan anladığımdan değil sadece öyle tahmin ediyordum. Hamit ağzını açtı konuşacaktı ki
“ ben…”
Dedim ve durdum ‘ben’ den sonra ne gelir bilmiyorum. Ben kimdim onu da bilmiyorum. Tek bildiğim bu birbirinden delicesine nefret ve pişmanlık duyan iki insandan oluşmam. Ama henüz bunu bile kabullenemiyordum. Hamid , Halide bana döndükten sonra o da döndü bana. İki çift göz bana merakla bakarken utançla önüme döndüm ve
“ ben yorgunum. Eve gitmek istiyorum “
Tabi hangi eve bir ev meselesi için bir birlerini yiyeceklerdi.
“ benim için fark etmiyor”
Diyip topu tekrar onlara attım. Ve boynumda duran pembe kulaklıklarımı takıp müzik dinliyormuş gibi yaptım. Ama dinlemiyordum çünkü açmamıştım , açmamıştım çünkü telefonumu , üvey annemden ayrılırken kavga etmiştik ve fakir olduğumu unutup kırmıştım , bunun için açamıyordum.
İkiside tek kelime etmediler. İkisinin gözleri pişmanlıkla üzerimde gezindiktten sonra Hamid bir iç çekti ve arabayı sürmeye devam etti.
Başımı koltuğa yasladım ve ağlamaktan şişmiş gözlerim yavaş yavaş kapanırken Urfa nın sarı bitkilerin bakıp uykuya daldım.
" bu yazdığım ikinci kitap umarım beğenirsiniz. Ve iyi kötü yorumlar yaparsınız"kii









merhaba, ilk kurguyu 3.bolume kadar okudum devam edeceğim.Bunu merak ettiğimden buraya atladım.Guzel yazdığını düşünüyorum.Elestirecek birşey göremedim.Orijinal bir sesin olduğunu düşünüyorum.Yolun açık olsun 🎀