BEN:NARİN
Gece akıp gidecek…
Diye düşündü genç kız şimdi saat tam 16.00 iken yani daha mesai bitimine bir saat varken ağlamak geçiyordu içinden.
Eve gider gitmez hemen çikolatasını kaşık kaşık yiyecek ve dizisini seyredecek iki saat ardından tekrar davalarını düzenleyecekti.
Duş alacak,saatlerce saçlarını yapacak,ve yatıp uyuyacaktı.
Birden telefonunun çalmasıyla ekrana baktı.
Özgün kuş🙃
Yazıyordu ekranda, açmak için acele etmedi.Hatta o kadar ki telefon elinde kapanıverdi.
Mesaj sesi geldi hemen:
Özgün kuş🙃: kııııız açamadığına inanmıyorum yaa BADE GELDİİİİ (16.02)
Özgün kuş🙃:Partimiz vaaaaar bu akşam hem yemekler benden bak noluuur.Zaten iki gündür iş yaptığın için hiç sana dokunmuyorum bile. (16.02)
NAR🫶🏻(Ben): gelemem ben diyeceğim ama dinlemeyeceksin o yüzden tamam 1 saate çıkıyorum (16.05)
Özgün Kuş🙃: ‘👍🏻’
Bir saat ardından beli koparken Narin adliyeden çıktı.
Kapıdaki görevliyi selamladı ve çıktı.
Adliyenin tam karşısındaki tantuniciye gitti ve domatessiz bir tantuni alıp yedi.
Zaten dışarıdan yemek yiyorsa hızlı oluyordu.
Tramvay a yetişti maksimum 10 dakikada evdeydi.
Evet kendisi bir hakimdi ama asla araba almıyordu hatta o kadar ki ehliyeti bile yoktu çünkü asla istemiyordu.Artık yirmilerini atlatmış bir kızsan ve daha büyüyemediysen bil ki bir yerlerde eksik kalmışsındır.
Bunu en iyi bilen kişi Narindi.
Eve geçip kapıyı açtı.Birden karşısına zebani gibi Özgün dikilince şok olup çığlık attı.
-Kıız sen baya korkaksın bir de hakim olacak.
Dedi ve kahkaha attı.
Narin kaşlarını çattı:
-BEN YALNIZ YAŞIYORUM ÖZGÜN SAPIK GİBİ EVİME GİRDİN BİR DE GÜLÜYOR!
-Amaaan be kızım.
Dedi Özgün kıvırcık sarı saçlarını elinin arasında gezdirdi stresliyken böyle yapardı artık Narin en yakın arkadaşını gayet iyi biliyordu.
-Çıkart azından baklayı bir şey saklıyorsun.
-Yok canıııım.
-Ben bilirim hep kitaplarda da böyle oluyor zaten,cinayet falan işlemedin değil mi bak hakimim diye indirim yapmam haberin olsun.
-Yıllarca kitap okudun,üniversite okudun,bir üniversite daha sonra bir üniversite daha yüksek lisans yaptın artık durmalısın okumaya bir ara vermelisin Narin.
Dedi karşısındaki kıvırcık saçlı sarışın kız.
-Senin gibi iki yıllık bir üniversiteyi altı yılda bitirmediğim için özür dilerim Özgün.
-Öff yine başladın yani…nasıl seninle arkadaş oldum ki ben?!
-Hayatını kurtardım çünkü.
Karşısındaki kız o günü hatırlamış gibi daldı ama bir süre sonra Narin’e döndü:
-Ne de insaflısın asla başıma kakmıyorsun.
-Hadi canım,hadi artık çık partin var nasılsa.
Narin’e arkadan sarıldı genç kız.
-Nolur gel…hem belki hayatın değişir?
-Ne varmış hayatımda ki?
-Ne yok diyeceksen…sevgili mesela?
-Öfff Özgün başladın yine!
-Tamam tamam ama yalnız gidemem.
-Çınar nerede sevdiceğin ya!
-O gelemez yaaa Bade sevmiyor biliyorsun.Yinede ben sen gibi değilim en azından sevgilim var.
-Bade Fransadan geldi mi ki?
-O hooo ben seninle ne konuşuyorum beni dinlemiyorsun ki neyse affetmem için geliyorsun partiye.
beklemeden dışarı çıktı.
Narin düşündü…sevgilisi olmaması dert değildi.
Özgün’ün dedikleri aklında döndü…
Giyinmeliydi.
Gardolabını açtı ve kıyafetlere baktı.
İddialı değil daha şık olmayı tercih edecekti.
-Şimdi bu haftayaki dava için,ah bu iki gün sonraki için,şu da eğer çok ünlü bir yere yemeğe gidersem diye….ah bu olur.
Dedi ve içeriden şarap kırmızısı olan uzun bir kalem etek ve ceket giydi.
Koyu renk saçlarına çok yakışıyordu bu takım bembeyaz teninden geçen yeşil damarları kapatıcıyla kapattı,güzelce kuyruklu bir eyeliner çekti,bordo bir ruj sürdü.
Yorgun görünmemeye çalışıyordu.
Orada o kadar çok kaldı ki sonunda çıkmak için kendini odadan atması gerekti.
Özgünlerde toplanacaklardı Özgün yoldayken elli kişilik olduğunu söylemişti partinin.
Bade Özgün’ün üvey kız kardeşiydi.
Narin hiç Bade ile anlaşamasada Özgün’ü çok seviyordu.Üniversitede tanışmışlardı.
Zaten görüştüğü sadece 2 arkadaşı vardı biri üniversite arkadaşı Özgün biri de bütün hayatı boyunca edindiği en iyi arkadaşı lise sonda tanıdığı şu an bir çocuğu olduğu için partilerden uzak kalan Koraydı.
İkisini de kırmazdı Narin hem de asla.Narin izin alıp bahçe kapısını açtırdı ardından dış kapıdan içeri anahtarla girdi.Anahtar saksının altındaydı bunu biliyordu.O girdiğinde her yer renkli renkliydi.
Işıklar bütün her yeri aydınlattı.
Narin durdu…
Tam karşısında,camın dibinde…oradaki kişi,yo yo yo bu olamazdı.
Bir de Özgün’ün ve Bade’nin yanında duruyordu.
Hiç değişmemiş diye düşündü Narin.Birden Özgün onu görüp elini kaldırıp koşmaya başladı.
Yanına Bade ve…o nu da almış koşturuyordu.Narin’in kulakları duymuyordu tansiyonu mu düşmüştü?
Özgül Narin’in kolunu gülümseyerek tuttu ve arkadaki adama doğru döndü:
-Ah işte bu da Sinan,sinan Narin b-
Narin döner dönmez yere kustu.
Ve beyni kendini kapatmadan düşündü.
BEN Narin ve ben tam bir gerizekalıyım…