1. Bölüm: Gelinlik ve Batılı Kıyafet
Pokesever Yazım ve Yayın Kuruluşu
İyi okumalar diler...
"Eğer Inoue-san gelinlik giyerse, batılı kıyafetler
ile uyumlu olur değil mi?..."
---------------------------------------------------
İnsan dünyasında sakin ve ışıl ışıl bir geceydi. Yıldızlar ve hilal şeklinde ki ay tüm parıltısıyla karanlığı aydınlatıyordu.
Yolda birden beliren yarık benzeri şey kısa süre bu loş ışığı bozmuştu. Boyut kapısına benzeyen bu yarıktan karanlığa tezat turuncu saçları ile iki genç usulca çıkmıştı. Oğlan sonrasında kapının kapandığından emin oldu ve hemen yanında ki hanımefendiye döndü. İçten bir şekilde gülümseyerek onun hizasında yürümeye başladı.
Kurosaki Ichigo ve Inoue Orihime... Eşsiz saç renkleri ve uyumları ile şehirde onları tanımak pek zor değildi. Ruhani dünya da, eski arkadaşları Rukia ve Renji'nin düğününden dönüyorlardı.
Ichigo geldiklerinden beri sadece Orihime'ye yorulup yorulmadığını soruyordu. Genç kız da her seferinde gülümseyerek iyi olduğunu dile getiriyordu.
"Kuchiki-san çok güzel görünüyordu." Diyerek söze girdi Orihime. Sonra yanlış ismi seçtiğini fark edip ağzını kapattı.
"Oh, afedersin! Artık Kuchiki-san değildi..." Mahcup bir şekilde başını eğdi. Ichigo güven vermek istercesine gülümsedi.
"Sorun olmaz. Hem Rukia da burada değil!" Gözlerini kısıp sırıttı. Zamanında ondan az tekme yememişti...
"Bilemiyorum..." Endişeli şekilde cevapladı Orihime. Ichigo'nun gözleri parlarken tekrar ona döndü.
"Yakında alışırsın dert etme." Orihime Ichigo'nun gülümsediğini görünce rahatladı. Aklına tekrar Rukia'nın gelinlikle tören alanına girdiği an geldi. Bir melek gibi bembeyazdı, çok zarif ve güzel görünüyordu. Bir anlığına kendini de orada hayal edince kızararak yüzünü çevirdi.
"Gerçekten çok güzeldi..." Kendi kendine fısıldadı. Ichigo Orihime'ye döndü. Kar beyazı yanakları saçları gibi kızarmıştı, ay ışığında bir başka güzel görünüyordu. Bir an o da beyazlar içinde zarifçe Orihime'yi kafasında canlandırdı.
"Inoue! Gelinlik sana yakışır gibi geliyor!" Kızardığını gizlemek için önüne bakıyordu. Orihime şaşkınlıkla Ichigo'ya döndü.
"B-ben mi?..." Kendini işaret etti. Yüzü git gide ısınıyordu. "Ah gerçekten... Aslında bende nasıl duracağını merak ediyorum." Dürüstçe itiraf etti. Ardından gülümseyerek o da önüne döndü.
"Bence güzel görünürdün..." Diye ekledi Ichigo. İkisi de gittikçe daha çok kızarıyordu. "Beyaz sana yakışıyor." Fısıldadı sessizce. Genç kız gülümseyerek başını eğdi. Göz ucuyla Ichigo'ya baktı. Her zaman ki Shinigami kıyafeti yerine takım elbise giymişti. Geleneksel Japon tarzı gibi batılı kıyafetlerinde üstünde güzel durduğunu düşündü. Hafifçe başını kaldırdı.
"Kurosaki-kun'a da batılı kıyafetler yakışıyor..." Güzel sesiyle ekledi. Ichigo onu duyunca yerinde durup gözlerini Orihime'nin güzel gri gözlerine çevirdi.
"Öyle mi?!" Dedi heyecanla. Kalbinin ısındığını hissetti. Orihime gülümseyerek başıyla onayladı.
"Eğer Inoue-san gelinlik giyerse, bu batılı kıyafetler ile uyumlu olur. Değil mi?" Düşünmeden heyecanla konuşmuştu Ichigo.
Bir kaç saniye sonra ne dediğini fark etti...
Ve ikisininde yanaklarına hızla kan hücum etti.
Yüzlerini kapatıp ikiside başka yöne döndü. Ichigo birden her şeyi batırdığını düşünmüştü. Aklında telaşla binlerce düşünce dolanıyordu. Bir süre sonra derin bir nefes aldı.
"Peki... Deneyecek miyiz?..." Elini yüzünden kaldırmadan konuştu. Şuan içinde anlam veremediği bir çekingenlik olsa da kalbi bunu sormanın zamanı olduğunu fısıldıyordu.
"... Ciddi misin?!" Şaşkınca elini yüzünden ayırdı Orihime. Hala Ichigo'ya bakamıyordu. Oğlan derin bir nefes alıp bakışlarını dik tutarak elini çekti ve Orihime'ye döndü.
"Evet, evet ciddiyim!" Göz ucuyla Orihime'ye baktı. Elini omzuna koydu.
"I-Inoue..." Orihime bakışlarını kaçırarak ardında ki oğlana döndü. Tüm yüzü sevimli bir çilek gibi kızarmıştı.
"Bir süredir bunu düşünüyordum... Ben-"
"Sen?!" Heyecanla araya girdi genç kız.
"Sen- hayır ben! Aah, ve sen! Yani biz... Şey demek istiyorum..." Bir türlü sözlerini toparlayamıyordu. Sonunda başını iki yana sallayıp kararlı bakışları ile Orihime'ye döndü.
"Biz... Evlenelim diyorum! Benimle evlenir misin, bunu sormak istiyorum!" Heyecanla yüzünü Orihime'ye yaklaştırdı. Gözleri buluşunca bir an ne yaptığını sorguladı. Yavaşça geri çekildi.
"Yani... Sende istersen ve evet dersen..." Yutkunup bakışlarını mahcup bir şekilde yere dikti. Orihime bir kaç saniye tüm bu olanların gerçek olup olmadığı sorguladı. Ardından iki eliyle kızarmış yanaklarını sertçe tokatladı. Ichigo'nun şaşkınlıkla gözleri irileşti.
"Inoue ne yapıyorsun?!" Telaşla Orihime'nin ellerini kendi avuçları arasına aldı.
"Rüya görmediğimden emin olmaya çalışıyordum..." Dedi kaşlarını çatarak. Ellerinde hissettiği sıcaklık ile bakışlarını Ichigo'ya çevirdi. Elleri onunkilerin arasındaydı. Usulca o da Ichigo'nun ellerini tuttu ve karanlık geceyi aydınlatan bir güneş gibi gülümsedi.
"Evet Kurosaki... Seninle evlenmeyi bende istiyorum..." Çekingen bakışlarını gözlerini kapatarak saklamıştı. Gülümsemesi Ichigo'nun içini ısıtmıştı. Elleriyle usulca kızı kendine çekip sıkıca sarıldı ve kendisinin ki gibi turuncu saçlarına ufak bir öpücük kondurdu. Orihime nefesini saçlarında hissedince gözlerini açtı.
"O zaman, hayatıma tümüyle hoşgeldin... Prenses'im*..."
--------------------------------------------------------
~ 1. Bölüm Sonu ~
• Batılı kıyafet* aslında smokin ya da takım elbiseyi kast ediyor. Bu şekilde daha hoş, kapsayıcı ve daha bir manga çevirisi tarzında durduğunu düşündüm.Ichigo'nun demek istediği ise bildiğimiz damatlık. Baya Orihime'ye, "Inoue gelinlik giyerse bu (benim üzerimde ki) damatlık ile uyumlu olur değil mi?" Demek istiyor.
• Prenses'im* Hime Japonca, prenses anlamına gelen bir isim. Sonda Ichigo, bir nevi Ohime'm demiş oluyor.
Selamlar! Nasılsınız napıyorsunuz?
Ben hala burayı çözmeye çabalıyorum...
Okuduğunuz için teşekkürler, oy ve değerli yorum bırakmayı unutmayın lütfen
Kendinize iyi bakın görüşmek üzere! <3