Just One Week

All Rights Reserved ©

Summary

A young woman escapes the emptiness of her life by creating a new identity every week. Each persona lets her live a different life, but the more she runs from herself, the harder it gets to remember who she truly is.

Status
Ongoing
Chapters
6
Rating
n/a
Age Rating
16+

ChaptChapter 1 – The One Left at the Station

Tren durdu.

Kapılar açıldı.

İnsanlar indi, bazıları bindi...

Ama ben... İlk kez bir istasyonda inmeyi ve sadece hareketsiz kalmayı seçtim. Etrafımdaki herkesin telaşı vardı. Biri valizini unuttu, diğeri yürürken telefonuna bağırdı.

Sanki herkesin acil bir yeri varmış gibi.

Ama ben... Ben sadece oradaydım.

Ayakta. Hareketsiz.

İçimde tarif edemeyeceğim bir ağırlıkla.

Biri yanımdan geçti ve omzuma çarptı.

— "Üzgünüm" dediler.

Ama onlara bakmadım bile.

Kafamda yankılanan tek bir cümle vardı:

"Bu kimin hayatı ki?"

Her sabah saat 06:00'da.

Aynı alarm.

Aynı yorgunluk.

Fiziksel değil... Hayır.

Sanki ruhun kendisi pes etmiş gibi.

Gözlerimi açıyorum ve tavana bakıyorum, düşünüyorum:

"Bugün de hiçbir şey değişmeyecek."

Her gün işe gidiyorum.

Aynı istasyonlar, aynı yüzler, aynı kelimeler...

Aynı kahve.

Aynı aptalca şakalar.

Ama ben aynı değilim.

Her gün soluyormuşum gibi hissediyorum.


Bazen kendimi kaybediyorum.

Yüzümde bir maske var.

Gülümsüyorum.

Ama derinlerde, sessizliğe bürünmüş bir kız var.

— "Hepsi bu mu?" diye soruyor.

— "Hayat böyle bir şey mi?"

Ve cevabım yok.

Bugün bir bankta otururken yanımdaki yaşlı kadına dönüp sormak istedim:

— "Hiç böyle hissettin mi?"

— "Sanki hiç istemediğin bir hayat yaşıyorsun ve bir gün kim olduğunu unuttun mu?"

Ama yapmadım.

Çünkü biliyorum...

İnsanlar artık birbirlerini gerçekten duymuyorlar.

En yüksek sesler bile görünmez olabilir.

İçimdeki ses bugün yüksekti:

— "Yardım isteyin!"

Ama ben sessizliği seçtim.

Çünkü yıllar boyunca öğrendiğim tek şey şu:

Duygularınızı göstermek bazen sizi daha da yalnız yapar.

Belki de bir terapiste görünmeliyim, evet.

Ama en büyük savaş zaten burada, içimde.

O "öteki ben" her geçen gün daha da güçleniyor.

Beni kendime yabancı yapıyor.

Ve en kötü yanı?

Artık onunla savaşmak istemiyorum.

Çünkü... Kim olmak istediğimi bilmiyorum.

Ama kim olmadığımı çok iyi biliyorum:

Bu... ben değilim.

Sana bir şey daha söyleyebilir miyim?

Hayat dedikleri kadar şiirsel değil.

"Çok çalışın, sabırlı olun ve sonunda mutlu olacaksınız."

Hayır.

Bazen ne kadar sabırlı olursanız, o kadar sessiz olursunuz.

Ne kadar çok savaşırsan, o kadar derine batarsın.

Ve işte o zaman fark edersin...

Bazı savaşlar kazanılmak için değil, bırakılmak için vardır.

Ama bu teslimiyet değil.

Bu, düşünmek için bir duraklamadır.

Bu... fırtına öncesi sessizliktir.

Ve o fırtınayı içimde topluyorum.

Henüz kimse fark etmedi.

Ama yakında, hepsi olacak.

Çünkü şimdi...

Uyanıyorum...