Chapter 1- Prolog- Sevgili günlüğüm
november
Onu hâlâ özlüyorum.
Garip çünkü yıllar geçti, çocukluk sayılırdı o zamanlar. Ama ne zaman durup nefes alsam, aklıma bir şekilde o geliyor. Ne zaman bir yerde adını andırsalar, kalbim istemsizce hızlanıyor. Komik değil mi? Onu son gördüğümde daha 13 bile olmamıştım belki. Şimdi yirmi yaşıma gün sayıyorum... Ama o hâlâ bir şekilde burada. İçimde.
O zamanlar hep "arkadaştık" diyordum. Gerçekten de öyle düşünüyordum. Öğretmenler bile bizimle dalga geçerdi, bizi yan yana oturtmak için fırsat kollarlardı. Herkes bir şeylerin farkındaymış gibi davranırdı ama ben değildim. Ya da belki görmek istemedim. Çünkü o yaşta insan kalbini neyle ölçer bilmiyor.
Sonra bir gün... her şey bitti. Ne kavga ettik, ne küstük. Sadece... yok oldu. Sanki biri aramızdaki ipi sessizce kesti de ben fark etmedim.
Şimdi onunla ilgili hiçbir şeyim yok. Ne numarası, ne bir sosyal medya hesabı. Sadece annesini bulabildim ama ona da yazamam... Tanımaz beni zaten. Aradan çok zaman geçti.
Ama ne zaman gece sessizleşse, aklıma hep aynı şey geliyor:
Eğer karşıma çıksa... beni hatırlar mıydı?
Bazen düşünüyorum... ya bu sadece özlem değilse? Ya içimde hâlâ onunla ilgili tamamlanmamış bir şey varsa?
Belki de bu hikâye hiçbir zaman tam olarak başlamadı.
Ama ben, her gece devamını yazıyormuşum gibi hissediyorum.








