Giriş
YIKIMIN ANATOMİSİ
“Sen ne yaptın Wurkoff?”
Sene 1950, 18 Aralık kış günü. Sovyetleri buz gibi Sibirya topraklarından kaçan bir hastalık sarmış. Askeri, Halkı, Hükumeti ve Halkın huzurunu neredeyse yiyip bitirmişti. Önce ilk baharda başlamış, sinsice sansar gibi yayılmış ve en sonunda ise bir cellat acımasızlığı ile. Kış vakti sokakları fakirlerle, evsizlerle ve zenginleri bir katmıştı. Papazlar sabah akşam, her saat, her dakika durmadan çan çaldırıyor durmadan kiliseler sanki bir miting salonu gibi dolup taşıyordu. Hükumet gittikçe halk üzerindeki istikrarını yitiriyor, yerlerine kasaba ve köylerdeki Papazlar ve Rahipler geçiyordu. Halk kendi kendine yitirdikçe, “Eşitlik” kavramı artık bir sözden ibaret olur hale gelmişti. Kos koca Sovyet bir Ortadoğu’dan farksız hale gelmişti.
Artık halk hükumetin bu çöküşüne katlanamıyor ve baştakilerini suçluyordu, bilerek onları terk ettiklerini onları ölümle burun buruna terk ettiklerini düşünüyorlardı. Belki olacak felaketi yeni bir Ayna,Pencere veya bir Göz çözebilirdi ama onlar hazır ellerindeki sapkın iblislere kulak verdiler… Soğuktan ve Ölümden kavrulmuş olan Kirov şehrinde hayatta kalan bir grup insan ve onların liderleri Rahip İvan, Kostroma ve Yarolavl şehri üzerinden Kalinin şehrine gidip, oradan Moskova’ya doğru artık gerçek isyan ateşini ateşlemeleri gerektiği konusunda (Sovyetlerin kaderini en kötü durumda değiştiren) bir fikre vardılar. Ve bu fikir üzerinden hep beraber anlaşıp bir plan yaptılar. Plan basitçe Kalinin’e giderken yol üzerinde daha fazla yoldaş toplayıp Kalinin’e varmak ve oradan ise Moskova Şehrine kuzeyden saldırıp Moskova Sovyet Yönetim binasına veya sarayına saldırıp oradan Sovyetlerin lideri Aleksey Kosıgin’in işini bitirmekti…
Bu sırada ise Aleksey Soviet İvanovic deney ve araştırma hastanesi’ni yapım aşamasını tamamlandığına ve artık en hızlı şekilde tedavi çalışmalarının başlayacağı haberini almıştı. Ama ne yazık ki bu mutlu haberi halkına iletemiyordu çünki tüm istihbahrat hastalıktan dolayı kitlenmişti. Tabii bu durum büyük bir kıyama sebep olacak ama şuan bunun zamanı henüz daha gelmedi… İsyancılar sonunda diğer şehirlerden topladığı insanlar ve artık kendilerinin askeri düzenin içine girip askeri düzeni dahi kendilerine göre şekillendirmeleri yüzünden hiçbir sıkıntı çekmeden Moskova’nın kuzeyine ellerini ve kollarını sallaya sallaya gelirler ve ardından ise Yönetim binasına doğru saldırırlar. Gerek kanlı bir dayanışma gerek özgürlük için kan dönmek açısından olsun, herkes için büyük bir kayıp oldu. Ve en büyüğü ise Aleksey’i askerler tarafından kaçış aracına götürülürken koridorda yakalanması ve önce askerlerin sonra Aleksey in kalabalık tarafından. Vücudundan dökülen kandan dolayı yerleri kan çehresine dönenen kadar vücudu mosmor olana kadar onu ellerinde ki Keskin aletler ile defalarca yaraladılar. Ve en sonunda onu öldürmeyip ve bayılmasını engelleyip. Son bilinci ile onu yönetim binasının camından boynuna ip asılarak onu canlı canlı ölümünü izlemek oldu. Bundan sonra Sovyetler çok değişti….
2 hafta sonra…
Bu olay sonrasında Sovyetlerin başına hiçbir seçim yapılmadan soviet askeri konseyi başa geçti ve ardından ise isyancıları teker teker kurşuna dizildi. Bundan sonra haberin yayılması ile beraber bütün kin güten halk artık kudurmuş birer deliye döndü, ve artık kan dökmenin bir seçim değil bir gereklilik olduğunu düşünüyorlardı. Bu sırada ise Soviet İvanovic deney ve araştırma hastanesi artık tamamen açılmış ve askeri Konsey’in izni ile tedavi için gereken deneylerin şu anda maymunlar ve insana benzer diğer canlıların üzerinde olmak üzere izin verildi. Tabii ki kendileri daha tanışması gereken asıl kişiyle daha henüz tanışmadıkları için bu hastanenin neler yapacağı konusunda bihaberlerdi. Dr.Wurkoff bu hastanenin asıl müdürü ve hastanede şu anda ülke içerisinden herhangi bir papaz veya rahibin bulunmasının yasak olması nedeniyle hastanenin bir yandan da papazı ve rahibi. Kendisi bu hastanenin hem asıl kurucusu aynı zamanda ise yönetici olarak atandı çünkü kendisi şu anda bu laneti ülke üzerinden kaldırabilecek son umut ’un ta kendisi. Bu yüzden hükumet ne kadar deneylere bazı kısıtlamalar getirse de ona sonuna kadar güveniyor ve kendilerince son çare olarak ona dua ediyorlardı. Tabii ki Aydan aya gelen raporlar ne kadar değerlendirildiğinde kötü sonuçlar çıkarmayıp gayet iyi işler çıkarsa da araştırmanın yavaşlığı hükumeti oldukça korkutuyor bu durumda Dr.Wurkoff zar zor gönderdikleri elçiler ile darlamak zorunda kalıyordu.
Ve Dr.Wurkoff sürekli olarak hükumet konseyine aynı cevabı elçi ile iletiyordu. “İnsanlar üzerinden deney yapılmasına izin verirseniz bu çalışma oldukça kısa sürede bitecektir. Ama bu garip insan varyantları ile devam etmek istiyorsanız, tüm halkın ölümünü göz önüne almanız gerekecek” bu süreç 2 ay boyunca böyle devam etti. Ve artık sokaklar ceset kokusundan ve kilise çanlarının durmadan zıngırdamasından geçilmeyecek hale geldiği fark edilince. Konsey toplanıp Dr.Wurkoff’un bu isteğini zar zor Kabul etti ve karar sonucuna göre:
“Ülke içerisindeki gönüllü suçlular bu deneylere, gözlem altında kalma şartı ile özgürlüğüne kavuşma ödülü altında katılabilecek ve geçici kısıtlamalar altında deneylere dahil olabilecektir. Bu durum sürecinde ise hastane sıkı teftişe tabii tutulacaktır. Ve günlük genel rapor kaydı tutulup her hafta sonu alınıp durum değerlendirilecektir. Ardından hastanenin yönetimi ve Araştırmanın ilerleme durumuna göre bu kısıtlamalar kaldırılacak ve Wurkoff Deneylerde tamamen özgür bırakılacaktır. Kararımız halkımıza hayırlı uğurlu olsun”
Bu karardan hemen 1 hafta sonra hastane içerisinde gelecek suçlular için kodes ler güvenlikler ve birçok yer açılır. Ardından ise geldiklerinde Odalarına götürülüp testleri yapılı 2 kere 2 saat aralıklarla dezenfekte edildiklerinden sonra dezenfekte edilmiş üstler verilip cehennemlerine doğru ilerlerler… Bu süreçten sonra sıkı teftişte herhangi bir sorun çıkmaz araştırma raporları oldukça hızlı ve oldukça iyi gelişmeler ile gelip hükumeti oldukça memnun eder, ardından ise kısa süre içerisinde geçici kısıtlamalar hastanedeki deneyler için kaldırılır ve Wurkoff’un iblisi artık salınmış hale gelir. Bundan 1 ay sonra hükumet hastaneyi teftiş etmesi için ilk kez 20 yıllık tecrübeli ve oldukça sadık bir devlet memuru olan Aleksandr Vendelevey’i teftişe gönderir ve sonunda kapıların arkasındaki cehennem sonunda gün yüzüne çıkar…