1. BÖLÜM: ÇIĞLIK
Ben Şirin, Şirin A. Burası ise 8/D, acaba buradaki dostluk devam edecek mi? Bilmiyorum ama şu an her zamanki gibi günlerden pazartesiydi. Sınıf tamdı, bana göre sınıfın tam olması bir tutulma gibi bir şey. 8/D tutulması mı desek? Gözlerim sınıfta dolaştı, tanıdık simalar... Yeni gelenler olsa da herkes birbirine alışıktı. Beraber büyümüştük hepsiyle, bu devam eder mi sizce? Herkes dost kalır mı sizce?
Sınıfa matematik hocasının girmesiyle aklımdaki düşünceler kaybolurken herkes gibi ayağa kalktım. Ve o klasik replik tekrar etti.
"Günaydın!"
"Sağ ol," herkes bir ağızdan.
"Oturabilirsiniz."
"Sağ ol," ve tekrar herkes bir ağızdan. Gözlerim matematik hocasını inceliyordu, bu kadını ayrı seviyordum. Hocamız yoklama almaya başladı.
"Edanur?"
"Burada."
"Sinem Kardelen?"
"Burada."
...
"Yaren?"
"Burada."
"Zeynep Ecrin?"
"Burada."
Ders başlamıştı, derin bir nefes aldım ve notları almaya başladım. Dersi dikkatlice dinleyen kişi sayısı azdı, dersi dikkatlice dinlerken bir ses duyuldu, bir silah sesi ve ardından bir çığlık sesi, bir kız öğrencinin çığlığı... Yine bir kız öğrenci öldürülmüştü, istemsizce gözlerim dolarken ellerim yumruk olmuştu. Bu artık son bulmalıydı, ülkede ki kadın ve çocuk cinayetleri son bulmuyordu! Okullara da sıçramıştı kadın ve çocuk cinayetleri...
Matematik hocasının da ellerinin titrediğini fark ettim. Sınıftaki bütün kızların tedirgin olduğunu, erkeklerin ise sırıttığını fark ettim. Bu adaletli değildi, hiç adaletli değildi. Bu dostluk, kardeşlik değildi. Bu bir savaştı! Savaş! Önümüzdeki sırada oturan Eray'ın sesini işittim.
"Kadınlar ölümü hak ediyor, ölsünler," dedi Eray.
"Bence de," dedi Mert. Kızların bakışlarını umursamadan konuşuyorlardı. Hocamız da bunu duymuştu ve onlara sinirle bağırdı.
"Eray ve Mert! Susun ve dersi dinleyin!" gülmeye başladılar.
Gözlerim cama kayınca o kız öğrencinin kanlarını gördüm ve gözlerimi kanların altına çevirince o güzel yüzü gördüm... Başında silah tutan bir erkek öğrenci vardı, yüzü gizliydi. Ölmek için daha küçüktü, hemde çok küçüktü... Gözümden bir damla yaş süzüldü ama hemen sildim. O an karar vermiştim... Onlar durmuyorsa biz de durmayacaktık, kadınlar ve çocuklar ölümü hak etmiyordu, onların sesi olacaktık. Zor da olsa bunu yapacaktık, yapmak zorundaydık çünkü sıra yavaş yavaş bize geliyordu... Artık kan görmeye dayanamıyordum ama bu sefer göreceğim kanlar kadınlara, kızlara ya da çocuklara ait olmayacaktı, bu kanlar o canilere, o erkeklere ait olacaktı...