Çizgi Ötesi

All Rights Reserved ©

Summary

Son sınıf, son çılgınlıklar… Giray’ın enerjisi ve yaramazlığı Berat’ın sert ve meydan okuyan tavırlarıyla çarpışıyor. Kardeşler, arkadaşlar ve aşk üçgenleriyle dolu bir yıl şekilleniyor.

Genre
Lgbtq
Author
Yağmur
Status
Complete
Chapters
1
Rating
n/a
Age Rating
18+

1. Bölüm

Ben Berat, kıvırcık, açık kahverengi saçlarım var, ve kahveringi gözlerim, ders çalışmayı ve kitap okumayı seviyorum ve hayır, gözlüğüm yok, her ders çalışamayı seven insanda gözlük olacak diye bişey yok, Kise sonu cu sınıfa gidiyorum. Boyun biraz kısa, 168, zayıfım, öğretmenin zoruyla futbol takımındayım, ve takım kaptanı beni deli ediyor. Bir de üstüne o çocukla aynı sınıftayız. Adı neydi?.. Giray mıydı neydi? Her neyse, dümdüz saçları, kendi grleceğinden daha parlak yüzü ile dikkat çekiyor, özellikle kızlar arasında, ama sanırım yanlış bilmiyorsam gay.

Yine sabahın altısında kalktım ve annem işte olduğu için kahvaltı hazırladım, anne ve babam uzun zaman önce boşanmışlardı, boşanma sebebi annemin babamdan şiddet görmesiydi, beni de az dövmemişti, ha bir de benden bir saat sonra doğan ikizim Berra vardı, görinüşlerimşz neredeyse aynı, tek fark sadece o nemden biraz daha uzundu ve saçları da daha uzundu benimkilerden. O da az dövülmemişti. Sonuç olarak biz boşanmadan memnunduk.

Sonunda Berra kalktı ve yanında sevgilisi Ece ile mutfağa geldiler. Evet, kardeşim lezbiyen. "Berat, fotoraf makinemi gördün mü?" Diye sordu. Tabii, o bir sevgilisi birde fotoraf makinesini düşünür. "Görmedim. Kalk kendin ara. Ben senşn kölen değilim." "Çok kabasın be Berat." "Sensin kaba, traktör tekeri." Ece araya girdi, "Hadi Berra biz gidelim." Berra sevgilsiinin belinden tutup uzaklaştı. "Bir şey yeseydiniz." Dedim. "İştahımı kaçırmasaydın yerdim kardeş bozuntusu." Ece Berra'yı dürttü ve sonunda gitiler, bende kahvaltımı hızlıca bitirip okula gittim. Yine en erken ben gitmiştim sınıfa. Sonra takım kaptanı, adı sanırım Giray olan çoçuk geldi.

"Naber küçük Berat?" Dedi yüzünde o aptal sırıtışla. "Kes sesini Giray mı yada her neysen." "Doğru tahmin bücür." "Çok ayıp ben sana zürafa diyo muyum?" "Aşk olsun, sana o kadar yardım ettim dün." "Ne zaman be? Ben niye hatırlamıyorum?" "Geçen cuma futbol maçında kafana top yiyip yere yapışınca seni ambulansa kadar ben taşımıştım." Dedi yine sırıtarak. Tabii ya. Utançtan yerin dibine girecektim, kafamı deve kuşları gibi çantaya soksam faydası olur mu acaba? Tama o an tekrar konuştu o İgray adlı varlık. "Madem oynayamıyorsun neden futbol takımındasın?" "Hoca ısrar etti. Götüm düzleşecekmiş hep ders başında oturursam. Hem sana ne?" "Merak ettim prenses, kızma hemen." Dedi dalga geçerek. PRENSES!? PRENSES Mİ!? "Afedersin? Duymadım!?" "Prenses diyorum." "Senin dedendir be prenses!" O kikirdarken hoca bir kaç öğrenci daha geldi ve susup yerime lturdum. Bir kaç dakika sonra hoca da geldi zaten. Kimisi için sıkıcı benim için ise huzurlu dakikalar başladı.