Bölüm 1= (bölüm adı yok kb)
Kafeteryanın arka bahçesi, gün batımının turuncu rengine boyanmıştı. Hae In, terleyen avuçlarını üniformasının eteğine sildi. Kalbi o kadar hızlı ve gürültülü çarpıyordu ki, rüzgarın sesini bile duymakta zorlanıyordu. Neden mi? İlk aşkını itiraf edecekti!
Okul çıkışında, kafeteryanın arka bahçesi her zamanki gibi kalabalıktı. Woomin, masanın etrafında toplanmış üç-dört arkadaşıyla birlikte oturuyordu. Arkadaşları hararetli bir şekilde hafta sonu yapılacak basketbol maçından bahsediyor, birbirlerine takılıyorlardı. Woomin de oradaydı; gülümsüyor, arada bir söze giriyor, hatta şakalara eşlik ediyordu. Ama Hae In onu uzaktan izlerken bir şeyi hissetmişti garip bir şey: sanki Woomin hiçbir zaman mutlu değildi hepsi roldü. Haeın kafasını salladı derin nefes aldı ve Woominin yanına yürüdü. Woomin başını kaldırdı ve gülümsedi "Selam Haeın birşey mi oldu?" arka planda arkadaşları "Ooo" diye sesleniyor ve ıslık çalıyordu. Haeın görmezden gelsede bu çok zordu sesi hafifçe çatlayarak "Seninle 1 dakika özel bir şey konuşabilir miyim? 1 dakikadan fazla sürmez" arkadaşları hep bir ağızdan "Ooo" diye bağırdı ve ayağı kalktılar "Bize müsade, akşamki maçta görüşürüz Woomin" dediler ve sizi yalnız bıraktılar koskoca bahçede siz ikinizdiniz. Woomin ayağı kalktı Güneşin turuncu ışığı yüzüne çarpınca kusursuz gözüküyordu. Haeının kalbi duracak gibi oldu ağzından sadece "Ha?" Diye bi fısıltı çıktı. Woomin güldü "Ne demek istiyorsun buraya kadar geldiysen önemli bir şey söyleyeceksin" Haeın çok uyanmıştı "Evet? Durum şu ki ben senden hoşlanıyorum ve... Benimle çıkarmısın?" Woomin hafifçi gülümsedi ve o omzuna dokundu "Hoşlanıyorsun değil mi?" Woomin Haeine öyle yoğun bakıyorduki Haeın bir an içinden "Keşke söylemeseydim kesin reddedecek" diye geçirdi ama Woomin tersini söyledi "Peki çıkalım maçtan sonra buluşalım. Seni merak ediyorum" Haeın şaşkınlıkla baktı. Haeın Woomini uzaklaşırken izledi gözden kaybolduğunda koşarak arkadaşlarının yanına gitti ve bağırdı "KABUL ETTİ,ONUNLA RANDEVUYA ÇIKACAM"
Arkadaşları Haeıni tebrik etti "Sana inanıyordum/İşte bu kızım/ seni kim reddedebilir dimi zaten" Haeının en yakın arkadaşı Jaeyi konuştu "Buluşma için ne giyeceksin. Bi anda sessizlik oluştu herkes Haeine baktı. " Bilmiyorum hiç elbisem yok" Jae-yi gülümsedi "Arkadaşlar bugünler için vardır benim elbisemi giy" Haeın heyecanla kabul etti "Teşekkür ederim" Jae-yi'ye sarıldı "Seni çok seviyorum" Haeın ve Jae-yi eve doğru giderken Haeının içinde garip bir mutluluk hissi vardı. Eve vardıklarında hızlıca Jae-yi'nin odasına girdiler Jae-yi tüm gardırobunu yatağa serdi. Haeının gözüne ilk mavi çiçekli elbise kaydı "Bunu deneyebilirmiyim" Jae-yi baktı "Sana çok yakışacak. Çabuk dene" Haeın elbiseyi denediğimde vücut hatlarına çok güzel oturmuştu sanki elbise onun için dikilmişti. "Çok güzel" diye mırıldandı Jae-yi arkasında belirdi "Çok güzel. Bunu gitmelisin!" Haeın ona heyecanla baktı. " Gerçekten mi! Beni beğenirmi?" Jae-yi güven verici bir şekilde Haeının elini sıktı " Çok güzel olmuşsun, sana aşık olacak!" Vakit geçtikten sonra buluşma saati yaklaşmıştı. Haeın kapıdayken Jae-yi konuştu. " Dikkatli git. Çok güzel gözüküyorusun sana inanıyorum" Haeın karşılık olarak gülümsedi "Bende seni çok seviyorum" Jae-yi'nin evinden ayrıldı ve buluşma noktasına yürümeye başladı...