Tavuk Dükkanı
Ben, Baku, Baekjin çok yakın arkadaşlardık. Baekjin ‘Birlik’ adında tüm liselerin katılması zorunlu bir örgüt kurmuştu. Ben teklifi seve seve kabul ettim çünkü parası iyidi, Baku iyi adam rolü oynadığı için kabul etmemişti tabii… Onun bu ‘iyi adam’ rollerinden nefret ediyordum. Birlikte pek sıradan bir gün olduğu söylenemez, çokta ilgi çekici değildi. Seongje, Gotak ve Juntaeyi dövüyordu. Sonra Sieun geldi, dövüşleri çok çekişmeliydi. Sieun son anda Seongje’nin ayağına gözlük sapı saplamıştı. Şok olmuştum ikisi yere yığıldığında Seongje’nin yanına koştum. ‘’Seongje iyi misin?’’ psikopat gibi gülüyordu. ‘’İyiyim ben’’ Seongje abim gibiydi bana çok değer verirdi. Onu kaldırmaya çalışırken Baku geldi, göz göze geldik bakışları biliyordum, kalbim acımıştı. O an dona kalmıştım etraftaki sesleri zar zor ayırt ediyordum. Polis sirenlerinin seslerini duyunca kendime geldim. Birlikteki diğer kişiler beni kollarımdan tutup sürüklediler. Birliğe geldiğimde kenarda bir masaya oturdum, birlikteki diğer kişiler başıma toplandı. Bana bağırıp nasihat savuruyorlardı. Ayağa kalktım, hepsi sustu. Derin bir iç çektim, konuştum ‘’Bana nasihat verecek konumda mısınız?’’ en öndeki kişinin omzunu bir iki kere sertçe ittirdim. ‘’O kadar iyi olsaydın. Baekjin seni yardımcısı yapardı beni ya da Seongje’yi değil. Anladın mı?’’ çocuk korkarak başını salladı, ‘‘Güzel, şimdi siktir olup gidin’’ hepsi fermuar gibi iki yana dizildi. Ortalarından geçerek Baekjin’in odasına yürüdüm. Duvarlar üstüme üstüme geliyordu sanki, damarlarımda dolaşan adrenalinin haddi hesabı yoktu. Düşünmeden Baekjin'in kapısını açtım ve kendimi deri koltuğa bıraktım. Her zamanki gibi test çözüyordu. Sessizliği bozdum "Humin... Baku onu gördüm" Baekjin bana kısa bir bakış attı ve testine geri döndü. "Gerçekten birliğe katılmayacak mı?" Sessizlik bir çok şey anlatıyordu aslında ben anlamak istemiyordum. Bir dal sigara yakacakken vazgeçtim onu gördükten sonra içime bir şey oturmuştu sanki midem bulanıyordu. "Baku hakkında planın var mı?" Baekjine baktım. "Ne yaptıysak temelli katılmadı birliğe" Baekjin elini masaya vurdu. Ona kızdım "Ya! Ergenlik triplerin geçmedimi aq sert adam triplerini ben yemem" Baekjin gülmüştü, gülmüştük" Tam o sırada Seongje kapıdan içeri girdi."Baksanıza şu Sieun tam benim tipim amk" Baekjinle şaşkınlıkla ona baktık "Polisler seni biraz daha içerde tutmalıydı aq" dedim. Biraz konuştuktan sonra aramıza sessizlik çöktü. Baekjin'in telefonun çalması sessizliği bozdu. Baekjin'in imalı konuşmalarından gergin bir şeyler olduğunu anlayabiliyorum. Baekjin telefonu kapattıktan sonra ben ve Seongje'ye döndü.
" Birileri tekrar karakola şikayet etmiş." Be "Hay sikeyim böyle işi AMK kim etmiş" Seongje "Şu aralar sürekli gizli ihbar yapıyorlar." Bu konu üstünde durduk sonra Seongje'nin telefonu çaldı. "Tamam geliyorum" Seongje arkadaşlarıyla çıkacaktı sanırım odadan çıktı. Bende çıkacakken. Baekjin bileğimden tuttu. "Noldu Baekjin bir şey mi diyeceksin?" Bir anlığına dalmış gibiydi parmaklarımı şıklattım. Baekjin, "Yok bir şey Perşembe günü öğlen 2'de birliğe gelebilirmisin" şaşırmıştım. "Okulum var ama ekerim, Neden bir şey mi oldu?" Baekjin, "Zamanı değil sonra anlatırım." Dedi ve omuzlarımı tuttu kapıdan ittirdi. Kafaya takmadan birlikten çıktım. İçimden bir ses Baku'nun babasının tavukçu dükkanına gitmek istiyordu ama saat baya geç olmuştu. Anlık bi dürtyle dükkana ilerledim. Tam da beklediğim gibi Baku'nun babası dükkanı kapatmıştı kapıyı kilitliyordu. Beni gördüğünde gülümsedi. Baku hiç birşey anlatmamıştı anlaşılan
"Hana kızım görüşmeyeli uzun zaman oldu"
Gelip bana babam gibi sarıldı çok mutlu olmuştum. Gülümsedim
"Gece gece canım sizin güzel tavuklarınızdan çekti"
gülümsedim. Biraz şakalaştık. Elindeki tavuk poşetlerinden bir kaçını bana uzattı
" Eve götürecektim ama sana nasipmiş kızım sen ye"
reddetmeye çalıştım ama ısrar ediyordu
" Humin yer belki teşekkür ederim. Humin acılı tavuk seviyor"
daha çok kızdı ve ellerime tutuşturdu
"O sıpa hergün yiyor kızım sen ye "
Zorla poşetleri tutuşturdu ve arkasını dönüp gitti. Geriye hafif solmuş gülümsemem kaldı arkamı döndüğümde onu gördüm. Baku bir an şaşırdım ama hemen alaycı maskemi taktım "Uzun zaman oldu görüşmeyeli tavuk yiyelim mi? Sen seversin." Gülümsedim, Baku donuk bi ifadeyle yanımdan geçip gitti. Kalbimin parçalandığını hissediyordum ama bunu belli edemezdim. Karanlığın çökmüş olduğu sokaklarda ilerlerken arkamda ses duydum "Dışarda yemeyi sevmem! Ama bu reddedeceğim anlamına gelmiyor" Baku gülerek koştu istemsizce bende gülümsedim. Beraber bankın altında oturup tavukları yemeye başladık. Çok garip bir andı ne olduğu belli olmayan..
Ay ben bu bölümü de çok sevdim sizde sevmişsinizdir umarım. İlerleyen bölümler çok karışık olacak bunu şimdilik kısa kesiyorum💞