Bölüm 1
"FRANSA KARAFUN BAR"
Bilmem bitirdiğim kaçıncı şişeydi,
Nereye baksam babam ve en büyük kırgınlığım gözlerimin önüne geliyordu...
Elimde içmeye son vereceğim veda bardağıma baktım, kaşlarım çatıkken o anı tekrar zihnimden geçirdim.
-------
Duştan öyle bir rahatlıkla çıktımıştım ki, uzun zamandır yapmadığım şekilde güneşe gülümsemek istemiştim..
Birkaç adımda balkona çıktım, kollarımı iki yana iyice açarken esneyebildiğim kadar uzunca esneyerek huzur dolu kokuyu içime doldurdum.
Nefesimi gülerek dışarı verirken "huh" rahatladığım sırada, aşağıdan gelen bağırtıları işittim, ciddi surat ifadem geri gelirken annemin ağlama sesini duyduğum saniyeler içinde kendimi merdivenlerin başında bulmuştum.
Salon kapısının önünde durup konuşmalarını dinlemeye başladım.
"Geceleri çalışıyorum diye beni kandırmayı bırak artık! şirketten saat 9 olmadan çıkıyorsun Tarık. Ve bunun hiç de mantıklı bir hali yok"demişti annem.
Babam olacak adam gecikmeden konuyu değiştirmeye çalışmıştı"ATEŞ BEYİMİZİN ARKASINI TOPLUYORUM' HER GECE AYRI BİR YERDE VUKUATI VAR, SEN ONA HESAP SORACAĞINA GELMİŞ KOCANI SORGUYA ÇEKİYORSUN. Ne kadar doğru bu İlay söyler misin?"
Ayakta alkışlarım bu savunmayı yalnız.
Elime baktığımda kendiliğinden yumruk olup sinirden fazlasıyla kasılmıştı, sakinleşmeye çalışırken salona girdiğimde babamın arkasında durup duvara yaslandım. kollarımı göğsümde birleştirip alay eden surat ifademi takınarak biraz yüksek sesle konuştum
"hiç sorma anne ya! her gün başka bir kadınla beraber olup babama arkamı toplaması için ZARFLA PARALAR VERİYORUM"
Babamı incelediğimde ellerini yumruk yaptığını görünce sırıtarak devam ettim"öyle değil mi baba?"
Annem yanıma gelip kolumu tutarak beni geriye çekti"oğlum.."
Babama bakmaya devam ettim"sen karışma anne. içindeki öfkesini kussun ki sıra bana gelsin. heyecanla bekliyorum ama baba, hadi ya! konuşsana biraz da ben senin arkanı toplayayım ister misin ha?"
"Ateş yeter git sen hadi" annem ağzımı kapatarak bunu diyince babamın sırıtarak bana baktığını fark ettim.
Sinirle çenemi sıkarken konuştu"ee hayatım artık ateşe bu evde yaşayamayacağını ne zaman söyleyeceksin? malum eşyalarını toparlaması gerek daha."
Ne dediğine anlam vermeye çalışırken annemin dolmuş gözlerine baktım.
"Anne... ne diyor bu adam? ben neden bu evden gidiyorum? gitmesi gereken biri var ise o da senin KOCAN!"
Annem omzuma çarptığında sendelerken duvara tutundu. Çok geçmeden hızlı adımlarla odasına gittiğinde babam olacak adam ise utanmasa kahkahalarla göbek atacaktı.
Hayattan en büyük darbemi de annemden almıştım..
————
Elimdeki son kadehi kafaya dikip sert bir şekilde masaya bıraktım.
Kafamı masaya yasladığım sırada telefonun çalmasıyla bıkmış bir şekilde kafamı kaldırıp telefona baktım.
"CAN ARIYOR"
Yanıtlayıp kulağıma koydum
"Efendim?"
-Hey bana bak Ateş bozuntusu.
"Hım?"
-Biz neyiz?
"Nasıl yani?
-ben senin kardeşin değil miyim..?
"Ahahah, öylesin zaten kardeşim."
-Eee o zaman!
"Off.. Can cidden çok yorgunum bak"
-Biliyorum. ve bildiğim için seni aradım, bir yere gidiyorsun, oğlum bir yeri geçtim ülkeyi terk etmişsin. ama bana haber bile vermiyorsun. tebrik ederim kardeşim seni bravo.
"Peşimden gelmeni istemediğim için haber vermedim."
-Haa tamam canım o zaman bir sorun yokmuş(Kısa bir sessizlik) dalga mı geçiyorsun oğlum benimle!
"Bağırma, kulaklarım zarar görecek ses tonundan. "
-Banane!, eh neyse daha devam ederim başını şişirmeye ama şimdi daha önemli bir konu var.
"..."
-Alooo Ateeş alo!
"Burdayım Can.. maalesef ki hala buradayım"
-Cevap versene o zaman oğlum, ben kimden öğrendim yerini biliyor musun sen.
"Çok merak ettim şuan bak, kimdenmiş?"
-Dalga geçme, biliyorum iyi değilsin ama merak etme yarın akşama kadar yanındayım, ha şeyden öğrendim bu arada, deniz'den.”
Yutkunarak telefonu kapatıp mesaj bölümüne girdim.
Can’a "yarın geldiğin zaman sosyal sitelerden mesaj at, havaalanından gelip alacağım, iyiyim kardeşim merak etme..."
Mesajı ilettikten sonra telefonun içinden sim kartını çıkartıp kırdım"kimseyi kaldıracak gücüm yok şuan."
Ücreti ödeyip telefonu cebime atarken otele doğru yürümeye başladım...
"Ha şeyden öğrendim Deniz’den" garip hissettiriyor.
Banka oturup gökyüzünü izlerken yanıma birinin oturduğunu fark ettim.
Kaşlarımı çatarken yanımdakine baktım, ağlamış gibiydi..
Yüzümü biraz eğerek ona seslendim"iyi misiniz?"
Kafasını hayır anlamında salladı.
"Iı peki anlatmak ister misiniz?"
Kafasını aşağı doğru sallayıp bir şey söyleyecekken telefonu çaldı, hızlıca yanıt verip ayağa kalkarak konuşmaya başladı"Carina?"
AA kız fransız galiba, ama söylediklerimi anladığına göre Türkçe biliyor.
"Carina j'ai un garçon avec moi"
Ben fransızca bilmiyorum(sözde) kız şimdi bildiğimi anlarsa çok utanır, çünkü benden bahsediyor. başka tarafa bakarken çaktırmadan kulak misafiri oluyorum sadece...
"Si doux mais" gülmüştü
Çok tatlıymışım hafif güldüğümde kız bana bakınca öksürdüm öhm ..
Neredeyse yakalanacaktım..
"Quoi qu'il en soit, raccrochez, je reviens après m'être amusé."
Biraz eğlendikten sonra geleceğim dedi kız'a. arkadaşı falan herhalde, kardeşi de olabilir.
Tekrar yanıma oturup bana baktı"Je suis désolé de vous déranger"
Gülümserken hafif kaşlarımı çattım"efendim?"
-Pardon şey ben Fransızca senden özür diledim bizim dilimizi bilmediğini düşünemedim de.
Konuşması bile ne tatlı
Biran salak aşık moduna girdiğimi fark edince ciddi surat ifademi takındım.
"sorun değil neyse, size iyi geceler hanımefendi."
Kız sanki garipsemiş gibi kaşlarını büzerken dudağını kıvırdı. yanından kalkıp otele doğru devam ettim.
———
———1 hafta sonra——
Uzun zaman sonra böyle güzel uyurken alacaklı gibi kapıyı çalan bir arkadaşınız var mı?...
Maalesef ki benim var AMAN TANRIM
"Of lan of daha gideli kaç saat oldu oğlum, çok mu özledin beni" derken çoktan yataktan kalkıp dağınık halimle cana kapıyı açmıştım.
"Gel içeri ağzına sı-"
Can değilmiş yanlış tahmin..
"Evet özledim.."gülümseyerek bunu dediği sırada bakışlarımda fırtınalar kopuyordu, bakışlarım öyle soğuk ve acımasızdı ki, şuan onu boğarak öldürebilirdim!
"Ateş"elimi tuttuğunda ona bakıp elini ittim.
"Ne yaptığını sanıyorsun sen. ne işin var burada!"
Yapmacık göz yaşlarını göstermişti bile...
Alay eder gibi güldüm"ne o? şimdi de kendini acındırmaya mı başladın, yazık.."
Tşörtümün yakasından tutup yüzüme yaklaştı"Ateş ben..acı çekiyorum"
Devam etmesini bekledim.
Ellerini boynuma dolayıp gözlerime baktı"istediğim sadece sendin..hata yaptım biliyorum..beni affetmen için ne istersen.." dudaklarıma bakarken kendinden iğrendirecek hareketler yapmaya devam ediyordu"teslim olmaya hazırım."
Artık burnumdan solumaya başlamıştım, sinirle onu itince duvara çarptı"aaa!"
O yüzünü buruştururken bağırmaya başladım"NE İSTERSEN YAPMAYA HAZIRIM DEDİĞİN TEY ŞEY VÜCUDUNU KULLANMAN. SEN DUYGU NEDİR BİLMEYEN BİR MİKROPSUN DENİZ! BENİM SANA OLAN AŞKIMI KİRLİ SULARINDA YOK ETTİN."
Kırılmış gibi bana bakarken Can ve yanında kim olduğunu bilmediğim bir kız bizi izliyorlardı.
"Artık bitti Deniz" güldüm.
"Benim sana karşı olan bütün aşkımı kendi ellerinle yok ettin, şimdi de benden seni affetmemi bekleme sakın."
Ayağımın yanına düşen çantasını alıp Canın olduğu tarafa fırlattım"şimdi defol git hayatımdan. DEFOL!"
Hızlıca ayağa kalkıp Canın elindeki çantasını bir hışımla alıp koşarak otelden çıktı.
İkisi de garip bir şekilde bakarken Canın yanındaki kız konuştu"onu böyle koridorda azarlaman çok yanlıştı. bir kadına böyle davranmamalısın"
Öfkeli bakışlarım kızın üzerindeyken Can yanıma gelip omzumu sıvazladı"ıı hadi içeri girelim kardeşim, sonra konuşuruz bunları, Carinada bilmeden yorum yaptığı için öyle dedi takma yani"
"Carina mı?" bu ismi nereden duymuştum ben
Kız kafasını salladı" ne o beğenemedin mi adımı?" Can susmasını işaret ettiğinde o da omzunu silkmişti.
Nefesimi dışarı verdim"adın beni ilgilendirmiyor, sadece ismin tanıdık geldi her neyse boşver girin içeri hadi."
-"Bende mi?" kıza baktım" kapıda mı dikilmek istiyorsun?"
Cevap vermesini beklemeden içeri girip koltuğa oturunca onlar da karşıma oturdu"iyi misin?"
Cana bakmadan kafamı salladım"ben arabayla dolaşacağım biraz, istediğinizi yapabilirsiniz ama odamı aynı istiyorum onun dışında sorun olmaz."
"Burada ne yapabiliriz ki, zaten bende arkadaşımı bekliyorum. Otele onu almaya gelmiştim"
Ceketimi elime alıp gözlüğümü taktım"beni ilgilendirmiyor sadece odamı batırmayın yeter." Can kızın ağzını eliyle kapatıp konuştu"Ateş biraz pozitif olsan diyorum hani kıza böyle şeyler söylemek olmuyor, aaah elim!"
Kız Canın elini ısırınca gülmeden edemedim"sen kendini kızların yanında değiştirmeye devam et kardeşim hadi görüşürüz belki, kaçtım ben."
Belki derken?" dediğini duyduğumda daireden çıkıp asansöre bindim. yanımda biri var habire bana bakıp tanımaya çalışıyor gibiydi sanki, ama şuan kafamın içindekiler o kadar ağır geliyordu ki sadece yalnız olabileceğim bir yere gidip kafa dinlemek istiyordum.
Asansör durduğunda inecekken kolumdan tutup ona bakmamı sağladı, kaşlarım her zaman ki gibi çatıkken parmağını bana doğru uzattı"sen!"
Onu taklit ederken kafamı hafif salladım"evet..demekki tanıdın? dizilerdeki o yakışıklı Artist benim!"
Tamam size hatamı düzelteyim yakışıklı olmam doğru ama henüz bir dizi teklifi almadım, gülmeyin bak görüyorum ekrandan!
Güldü"yakışıklı mı?"
Gözlerimi büyüterek baktım"kıskanma güzelim,sende iyisin bence."
Alnıma vurdu"birincisi düzgün konuş benimle ikincisi beni tanımadın değil mi?"
Düşünmüş gibi yaptım"yoksa sende şu dizilerde ki uyuyan güzel misin?"
Gözlerini devirdi"o gün çok farklı birine benziyordun meğer ki sinir bozucu biriymişsin."
Asansörden çıkıp çıkışa doğru yürümeye başlayınca peşimden geliyordu"cidden hatırlamadın mı?"
Arkadan biri Coeur! diye bağırınca peşimdeki kız durup ona el salladı.
E bir dakika bu Can'ın yanındaki kız Carina...
Tanıdık geldi diye boşuna söylememiştim. arkamdaki yani adı Coeur olanın geçen telefonda konuştuğu kız Can'ın arkadaşıymış..
Tesadüf'e bak.
Can da aşağı inince daha fazla sıkılmamak için Otelin önüne çıkıp görevlilerin arabamı getirmelerini bekledim"hey! sen Can'ın arkadaşıymışsın?"
Ellerim ceplerimdeyken ona dönmeden konuştum"hıhım"
"De quoi tu parles je n'ai jamais aimé ce feu c'est tellement énervant mais aussi arrogant"
Carina denen kızın dediğini duyunca arkamı dönüp sinirle ona baktım"sen!"susmuştum.
Kızım sen dua et ki Dil bilmediğimi sanıyorsunuz, gösterirdim ben sana gıcık ve küstah nasıl olunurmuş!.
Arabayı getirdiklerinde sinirle bindim.
"Niye böyle bakıyor bu bana, senin anlata anlata bitiremediğin tatlı çocuk bu mu Coeur?"
Coeur ona susmasını işaret ederken arabayı sürmeye başlamıştım.
Uçuruma doğru hızlıca sürüyordum, insanların yanında kendimi küçük göstermek istemiyordum artık.
Eskiden Babam vardı yanımda..
Beraber geceleri dışarı çıkar eğlenirdik, en büyük destekçimdi o benim.
Bunun bozulma sebebi sadece ben idim.
Kapıyı çalmadan onun ofisine girmeseydim sekreterle olan sarmaş dolaş hallerini görmeyecektim..
Babam sırf evliliği bozulmasın ki kariyerine zarar gelmemesi için bana yüksek miktarlarda para vererek hem kendinden hemde hayatımdan tiksindirmeyecekti.
Eskiden babamla ilişkimizi gören herkes kıskandığını söylerdi, şimdi ise eski halimiz değil de baba oğul gibi birbirimizle konuşmamıza bile muhtaçım...
Herkesin merak ettiği o soru. 'verdiği parayı ne yaptın'?
Bunun cevabını birazdan öğreneceksiniz..
Uçurumun yanına vardığımda içki şişelerini de yanındaki para dolu torbayı da elime alıp arabadan indim.
İçki şişesini kafaya diktiğim an boğazıma giren ağrıyı umursamayıp aldığım büyük yudumu yutkunurken yere çömelip torbadaki bütün parayı yere döktüm.
Şişenin altında az kalan içkiyi de üzerlerine döküp cebimdeki çakmağı çıkardım.
"Senden nefret ediyorum baba..."
"Senden de parandan da HER ŞEYDEN NEFRET EDİYORUM ARTIK!"
Gözümden yaşlar akmaya başlarken hıçkırıklarımla beraber ağlamaya başladım.
Elimdeki şişe yere düşerken yaktığım çakmağında elimden kaymasına izin verdim.
Para alevler içinde yanmaya başlarken sırtımı arabaya yaslayıp hışıltılı sesler çıkarırken paraları yavaşça küle dönüştüren ateşi izlemeye başladım...
*****
Eşyalarımı toparlayıp daha fazla kalmak istemediğim evden hızlıca çıkarak sevdiğim kadını görmeye gitmek istedim...
Belki en son buluşmamızda hiç iyi şeyler olmamış olsa da defalarca ihanete uğrayıp susmuş olsam da. şuan ona çok ihtiyacım var..
Sadece bir kere sarılsam cesaret versin bana, kalbimi yakan gülüşüyle mutlu etsin beni
Çok bir şey istememiştim ki aslında...
Son defa görmek istiyorum ne olursa olsun. evinin önüne gelince arabadan inip derin nefes alarak kapısının önünde durdum.
Tam zile basacakken kapının aralık olduğunu farkettim"Deniz.."
Hızlıca içeri girip teker teker bütün odalara baktım, korkuyla yatak odasının önünde durduğum an gördüğüm sahne bütün dünyamı başıma yıkmıştı sanki..
Deniz adamın tşörtünü çıkarıp dudaklarını öpmeye başladığı sırada beni fark etti.
Öylece durup onları izliyordum sadece...
Adamdan ayrılıp bana doğru bir adım attığı an elimi kaldırdığımda yerinde durup kafasını hayır anlamında salladı.
Gülümsemiştim sadece.
İşte tam da o an anladım ki, sevgi görmediğin yere sevgini göstermeyeceksin.
Unutmayın dostlarım,
Bir insana yaptığınız iyilikler, eğer o insanın günahlarından fazla olursa,
Asıl günahkar o insan değil,
Siz olursunuz.
Yazar; Esengül Yenigün
Yorumlarda buluşmak dileğiyle…