Gölgelerin Varisi

All Rights Reserved ©

Summary

İstanbul geceleri hiçbir zaman gerçekten karanlık olmazdı. Şehrin ışıkları gökyüzünü kirletir, yıldızları bastırırdı. Ama o gece karanlık farklıydı. Yoğundu. Sanki ışık bile içine çekiliyordu. Lina bunu ilk hissettiğinde vapurdan yeni inmişti. Deniz kokusu normaldi. Rüzgâr normaldi. İnsanlar normaldi.Ama kalbinin atışı değildi. Bir şey değişmişti.Göğsünün ortasında ince bir baskı vardı. Ağrı değil. Ağırlık.Durdu. Kalabalık yanından akarken o hareketsiz kaldı. Ve sonra…

Genre
Action/Fantasy
Author
Ayşe
Status
Complete
Chapters
21
Rating
n/a
Age Rating
16+

1- ÇATLAK

İstanbul geceleri hiçbir zaman gerçekten karanlık olmazdı.

Şehrin ışıkları gökyüzünü kirletir, yıldızları bastırırdı. Ama o gece karanlık farklıydı.

Yoğundu.

Sanki ışık bile içine çekiliyordu.

Lina bunu ilk hissettiğinde vapurdan yeni inmişti.

Deniz kokusu normaldi. Rüzgâr normaldi. İnsanlar normaldi.Ama kalbinin atışı değildi.

Bir şey değişmişti.Göğsünün ortasında ince bir baskı vardı. Ağrı değil. Ağırlık.Durdu.

Kalabalık yanından akarken o hareketsiz kaldı.

Ve sonra…

Gökyüzü çatladı.

Kimse çığlık atmadı.Çünkü çoğu kişi fark etmedi.Ama Lina gördü.

Yıldızların arasında, gözle seçilemeyecek kadar ince siyah bir çizgi oluştu. Bir anlık bir kararma.

Sonra yok oldu.

“Hayal,” diye fısıldadı kendine.

Ama kalbi hayal demiyordu.

Aynı anda, yeraltında bir başka uyanış gerçekleşti.

Umbros.

Yüzyıllardır mühürlü olan bilinç alanı ilk kez titreşti.

Gölgelerin kralı Kael gözlerini açtı.Bu bir fiziksel uyanış değildi.Enerji alanında bir dalgalanma.

“Taşıyıcı…”

Bir varlık çağrılmıştı.

Ve çağrı cevapsız kalmamıştı.

Lina eve vardığında elleri titriyordu.

Annesi mutfaktaydı.

“Üşüdün mü?”

“Yok.”

Yalan.

O gece uyuyamadı.

Saat 03:17’de gözleri aniden açıldı.

Oda karanlıktı.

Ama karanlık hareket ediyordu.

Duvar köşelerinde gölge yoğunlaşmaları vardı. Işık eksikliği değil… varlık.

Nefesini tuttu.

Bir adım atmak istedi ama vücudu kilitlendi.

Göğsündeki baskı arttı.

Ve zihninde bir ses yankılandı.

“Bul beni.”

Bir erkek sesi.

Soğuk değil.Derin.Eski.Tanıdık.

“Sen kimsin?” diye fısıldadı.

Cevap gelmedi.Ama gölgeler geri çekildi.

Ertesi gün şehirde tuhaf haberler yayıldı.

Elektrik kesintileri.Toplu bayılmalar.Bazı insanlar aynı rüyayı gördüklerini iddia ediyordu.Karanlık bir taç.Çatlamış bir gökyüzü.Ve deniz kenarında duran bir kız.

Lina telefonu elinde dondu kaldı.O kız kendisiydi. 

O gece ikinci çatlak oluştu.

Bu kez sadece o görmedi.

İstanbul’un üzerinde gökyüzü gerçekten yarıldı.İnce bir siyah çizgi.Sonra derin bir uğultu.

Ve dünya ilk kez Umbros’un nefesini duydu.