Alara

All Rights Reserved ©

Summary

Alara , baba sevgisinden fazlaca mahrum kalan ve çocukken kadın olmak zorunda kalan bir psikoloji akademisyeninin aşk hikayesini anlatır.

Status
Ongoing
Chapters
2
Rating
n/a
Age Rating
16+

Chapter 1

Babam Özkan Yılmazer’e,

Alara,su perisi demektir. Kırmızı olarak da nitelendirilir. Annesi duyup,etkilenmişde koymuş.Sonra ağlamış saatlerce alışamamış ,benimseyememiş belli ki. Aslında benimseyemediği şey o değilmiş. Eşin varken yok olması zor şeymiş ama o sadece 1 gün ağlayabilmiş. Sütü kesilir de Alara’sı aç kalırmış...

Alara benim;16 yaşında annesi ile evi terk eden , gece gündüz çalışan , babasına resti çeken , annesini sonuna kadar koruyan Alarayım ben. Ben orayı 16′dan önce terk ettim...Ruhum hiç bir zaman sevilmediğim bir yerde olmak istemedi. Alara... İsmimi severdim... Şimdi sadece bana babamın benden nefret ettiği anıları hatırlatıyor.

Benden başka 3 tane çocuğu vardır babamın . Onlara baktığı gibi bana bakmaz... Olsun baba ben alışığım , sen hiçbir anımda yanımda olmadın ki zaten. Ben 7 yaşındayken annem damdan düşerken de yoktun, annemi yoğun bakıma kaldırdıklarında da yoktun ,kantinde burnuma kokan simit ,aç karnım ve anneme ağlarken de yoktun. Doktor baban nerde derken de cevabımın olmadığı gibi yoktun baba.

Mezuniyetime gelmedin, liseye geçtiğim gün de yoktun. Annem felç kaldığı için devlet yardımı aldığımızda da yoktun, aç yattığımız günlerde de yoktun. Devlet bursu kazandığımda da yoktun...

Sorarsan merak etme, iyiyiz. Annem senin olmadığın her yere tekerlekli sandalyesi ile geldi. Her derdime ortak oldu. Her acı da yanımda oldu. ”Ama sen yaralı bir kuşa taş atmayı seçtin...”

Babaanneme giderdik ya yaz aylarında . Özlerim derdi babannem...Torunumu getir bana Özkan derdi. Bilmiyordum nereden bileyim, o torun ben değildim ki...Annemle kalırdık bir göz oda da küf kokardı tavandan sular akardı şanslıysak sadece böcek görürdük. Yine bir yaz ayında köyüme son gidişim olduğunu bilmeden gittik annemle , yine kaldık oda da. Bir daha ki yaz ben gelmedim. Babaannemin torunları geldi ,Sedef ,Ayşen ,Ömer... O oda o yaz yaptırıldı işte içi güzelce boyandı yeni mobilyalar geldi, babam onlara bir sürü oyuncak almıştı... Sen bana bir çocukluk borçlusun baba...O oda da soluduğumuz her hava zehir olsun sana.

Bana sorarsan şunu asla unutmam, unutmak ihanet gibi gelir. Anneme yaptığın her şey, verdiğin her zararı sineye çekmek gibi gelir. Gündüzleri öğrenci ,geceleri kadın olmak zorunda olduğum bütün günler sana zehir olsun.

Bitti baba bütün dertlerim bitti kazandım. Önce sana karşı olan sınavımı şimdi de hayatımın sınavını resmi olarak kazandım... Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünü derece ile kazandım. Boşver, bugün milad olsun ... Uzak dur benden annemden... Çünkü ben hep annemle savaştım sana gerek kalmadı.

Alara YILMAZER 1988 5 AĞUSTOS

Bu mektubu asla gönderemedim. Mektubu yazdığım gün öldü babam. Duyduğumda hiçbir şey hissetmedim. Duraksadım. Sanki vicdansızlaştım bir anda bilmiyorum...Bugün 5 Ağustos 1997. Babam öleli 9 sene oldu . Ben bu sene Doçent eğitimime başlayacağım. Senden hala nefret ediyorum baba. Bende öyle ağır yaralar açtın ki kalbimi bir daha kimseye açamadım, izin vermedim. Güvenemedim sen sandım herkesi... Cenazene gelmediğime pişmanım... Hakkımı helal etmiyorum diye bağıran kişi ben olmalıydım. Bütün mirası bıraktığın , ihtiyacim olan ilgiyi bile verdiğin ‘Cici’ annem ve ‘kardeşlerim’ değil...

Babamla olan tek fotoğrafım... Annem yoğun bakımdayken hastaneyi birbirine kattığım için ‘baba rolü’ yapmaya gelmişti.