Customize readability
Aa

ECLIPSE REBORN

All Rights Reserved ©

Summary

​"Şehrin üzerine çöken gri sis, sadece gökyüzünü değil, ruhları da yutmuştu. Kairo için dünya, biri bembeyaz diğeri kor gibi yanan kanatlarının ağırlığı altında ezilen sessiz bir hapishaneydi. Ta ki o katedralin yıkıntıları arasında, canlı bir karanlıktan oyulmuş o gitarı bulana dek... ​Bu bir müzik değil, bir isyan. Bu bir hikaye değil, bir yeniden doğuş. ​Kairo, ruhundaki 'kötü durumların' mavi bir elektriğe dönüştüğü bu yolda, yalnız olmadığını fark edecek. Piyanosunun tuşlarına dokunmaya korkan bir umut, davulun ritmiyle ateş saçan bir öfke ve zincirlerinden kurtulmayı bekleyen bir geçmiş... ​Karanlık ve ışığın iç içe geçtiği o tutulma anında, sadece en güçlü melodi hayatta kalacak. ​Sen de bu senfoniye katılmaya hazır mısın?"

Status
Complete
Chapters
20
Rating
n/a
Age Rating
16+

Bölüm 1 Kırık Tellerin Senfonisi

Şehrin üzerine çöken o gri sis, sadece gökyüzünü değil, insanların ruhlarını da yutmuştu. Kairo, sırtındaki o ağır yükle -biri bembeyaz, diğeri ise kor gibi yanan kanatlarıyla- eski bir katedralin yıkıntıları arasında yürüyordu. İçindeki sessizlik, dışarıdaki fırtınadan daha gürültülüydü. "Neden?" diye fısıldadı boşluğa. Cevap yoktu. Sadece ayaklarının altındaki cam kırıklarının sesi...

Derken, tozlu molozların arasında bir parıltı gördü. Metalik, keskin ve davetkar. Elini uzattığında parmak uçları titredi. Bu bir gitardı; ama bildiği hiçbir enstrümana benzemiyordu. Gövdesi sanki canlı bir karanlıktan oyulmuş, telleri ise mavi bir elektrikle örülmüştü.

Kairo gitarı kavradığında, ruhundaki o "kötü durumların" ağırlığı bir anlığına hafifledi. İlk teli çektiğinde çıkan ses, katedralin yıkık duvarlarında yankılanmakla kalmadı; Kairo'nun gözlerinde mavi bir ateş yaktı. O an anladı: Sessiz kalmak artık bir seçenek değildi. Acısını dünyaya haykırmanın tek yolu bu tellerdi.

Kairo'nun parmakları tellerle buluştuğu an, katedralin asırlık tozu havaya savruldu. Çıkan ses bir nota değil, bir isyan gibiydi. O mavi elektrikli teller, Kairo'nun derisine dokunduğu yerde sızılı bir iz bırakıyor ama o sızı, içindeki o dilsiz acıdan çok daha katlanılırdı.

Gitarın gövdesinden yayılan o canlı karanlık, sanki Kairo'nun nabzıyla birleşmişti. Her sert vuruşunda, katedralin çatlamış sütunlarından taş parçaları dökülüyordu. Kairo gözlerini kapattı. Zihninde o "kötü durumların" görüntüleri bir film şeridi gibi geçiyordu: Kendini çaresiz hissettiği o geceler, kimsenin duymadığı o sessiz çığlıklar... Hepsi şimdi bu gitarın telleri üzerinden dışarı taşan birer mavi şimşeğe dönüşüyordu.

"Yeter!" diye bağırdı kendi kendine, ama elleri durmuyordu. Gitar sanki onun zayıf düşmesini bekleyen bir avcı gibiydi. Müzik hızlandıkça Kairo'nun sırtındaki zıt kanatlar da tepki vermeye başladı. Beyaz kanatlarından tüyler dökülürken, yanan diğer kanadından kıvılcımlar sıçrıyordu. Denge, her geçen saniye biraz daha bozuluyordu.

Katedralin derinliklerinde, tam tepesinde asılı duran devasa avize, Kairo'nun yarattığı sonik dalgalarla sallanmaya başladı. Son bir akor bastığında, çıkan o devasa gürültüyle birlikte camdan bir yağmur yağmaya başladı. Kairo, son anda yana doğru atılarak devrilen avizeden kurtuldu.

Nefes nefese, sırtı soğuk bir duvara yaslanmış halde durdu. Ellerinden duman çıkıyordu. Gitar, kucağında hala mırıldanan bir canavar gibi titriyordu.

"Bu sadece bir enstrüman değil," diye fısıldadı.

"Bu benim yıkımım mı olacak, yoksa kurtuluşum mu?"

Katedrelden dışarı süzüldüğünde sis hala oradaydı, ama artık Kairo farklı hissediyordu. Şehrin sokaklarında gizlenen tek "farklı" şeyin kendisi olmadığını henüz bilmiyordu. Kilometrelerce uzakta, bir piyanonun tuşlarına dokunmaya cesaret edemeyen bir el ve bir davulun temposuyla kalbi çarpan bir başka ruh da aynı sisin altında, kendilerine ait bir "ses" arıyordu.

Kairo, gitarı eski bir beze sarıp sırtına vurdu. Şehrin karanlık ara sokaklarına doğru ilerlerken, arkasında yıkık bir mabet ve havada asılı kalan o elektrikli melodiyi bıraktı. Yolculuk asıl şimdi başlıyordu.

Kairo, kucağındaki o hırçın emaneti eski, yağ lekeleriyle dolu bir beze sarıp sırtına vurdu. Katedralin yıkık kapısından dışarı adım attığında, gri sis bir duvar gibi suratına çarptı. Şehir, devasa bir beton mezarlık gibi sessizdi. İnsanlar, sanki ruhları çoktan çalınmış gibi, başları önde ve birbirine çarpmadan birer gölge gibi yürüyorlardı.

Kairo, sırtındaki gitarın hafifçe titrediğini hissediyordu. O mavi elektrik, sanki bu insanların donukluğuna isyan ediyordu. "Sessiz kalın," diye mırıldandı Kairo dişlerinin arasından, "henüz sıranız gelmedi." Ama içindeki o 'kötü durumların' tortusu, bu kalabalığın arasında daha çok ağırlaşıyordu.

Yolun kenarında duran kırık bir sokak lambasının altından geçerken, lamba aniden cızırdayarak patladı. Mavi bir kıvılcım Kairo'nun omzundan geçti. Gitar, sahibinin öfkesini emiyordu. Çevredeki birkaç 'gri' insan duraksayıp ona baktı; bakışları boştu ama içlerinde tarif edilemez bir korku vardı. Kairo, onlardan kaçmak için ara sokakların karanlığına saptı.

Tam o sırada, rüzgarın taşıdığı tuhaf bir koku genzini yaktı: Yanık ve nota kokusu.

İleride, terk edilmiş bir deponun paslı kapılarının arasından sızan çok zayıf, ritmik bir ses duydu. Bu ses, Kairo'nun gitarının o vahşi çığlığına hiç benzemiyordu. Daha çok bir kalp atışı gibiydi; düzenli, inatçı ve derinden gelen bir gümleme...

Kairo, o derinden gelen gümlemeye doğru bir adım attı. Ses, terk edilmiş bir hangarın paslı kapılarının arkasından sızıyordu. Bir kalp atışı gibiydi; inatçı, sert ve sanki toprağı sarsmak istiyormuş gibi öfkeli. Kairo'nun sırtındaki bez parçasına sarılı gitar, bu ritmi duyunca sanki uykusundan uyandı. Sırtında bir elektrik akımı hissetti; gitarın telleri, dışarıdaki o yabancı ritme cevap vermek ister gibi kendi kendine titreşiyordu.

"Dur," diye fısıldadı Kairo, ama nafile. Gitar, Kairo'nun içindeki o bastırılmış "kendini kanıtlama" isteğini besliyordu.

Hangara yaklaştıkça yerdeki tozların ritme göre havaya sıçradığını gördü. İçeride biri vardı. Ve o her kimse, bagetlerini sadece bir enstrümana değil, sanki dünyanın adaletsizliğine vuruyormuş gibi çalıyordu. Bu Lilithra'ydı; ama Kairo henüz onun ismini bilmiyordu. Sadece o kızıl parıltıyı ve havada uçuşan ateş kıvılcımlarını kapı aralığından seçebiliyordu.

Kairo, elinde olmadan gitarı sırtından indirdi. Bezi hızlıca yere fırlattı. Gitarın o keskin, mavi hatları karanlıkta bir bıçak gibi parladı. İçindeki o "kötü durumların" verdiği yıkıcı enerji, Lilithra'nın davulundan gelen o hayat dolu ateşe meydan okuyordu.

Kairo, hangarın kapısını tekmeleyerek açtı. İçerideki toz bulutunun arasından Lilithra ile göz göze geldi. Kızın gözleri kor gibi yanıyordu, bagetleri havada asılı kaldı.

"Sen de kimsin?" diye gürledi Lilithra, sesi davulunun yankısından bile daha sertti.

Kairo cevap vermedi. Sadece parmaklarını o elektrikli tellere vurdu. Çıkan o devasa, cızırtılı mavi dalga hangarın tavanındaki lambaları tek tek patlattı. Bu bir tanışma değildi; bu iki yaralı ruhun, kimin acısının daha büyük olduğunu kanıtlama savaşıydı.


Let Ametsu Kairo know what you thought about this chapter!
Love this

4

Love this

Funny

1

Funny

Spicy

1

Spicy

Suspenseful

1

Suspenseful

Emotional

1

Emotional

Profound

1

Profound

Heartwarming

1

Heartwarming

Shocking

1

Shocking

Good Writing

2

Good Writing

Compelling Plot

1

Compelling Plot

Great Character

1

Great Character

Strong Dialog

1

Strong Dialog

author

Kapak fotoğrafı çok ilgi çekici , bölüm isimleri de öyle . Merak uyandırıcı bir hikayeye benziyor ! :)

4 months

Further Recommendations

Bloodlines

Ku_Rolet: The novel was good, and I really enjoyed reading it. I love the leads and their bond, but I have one question that confused me. How could Tristan have been dreaming about his mate since he was a child if Omara was already mated to someone else before him? If Kyle had accepted Omara, would Tristan ne...

Read Now
My Horny Alien

Margaret Hines: I’m curious to see how Lily does in her new world.

Read Now
The zatorian

Gabby: I’m working with **Lorey**, a platform that turns novel characters and scenes into interactive experiences readers can play.We can help you:- Turn your story into character profiles- Preserve each character’s voice and relationships- Create an interactive scene for you to reviewYour story won’t be r...

Read Now
Alpha’s Claim

Radija: The book has a very clichéd theme, but the author successfully managed to take a fresh approach. Enjoy the read!

Read Now
My Blacksmith Savior

jeannie2244: Such a different story from your usual love story. I love stories that aren't just a cookie cutter romance with the same story line and predictable. This is unlike any I have ever read and so nice to read something new and refreshing.

Read Now
The Orc's Pet

Mary Wilkins: This was an enjoyable short story. Well done! 😄👏🏾👏🏾

Read Now
The Cleanup Girl: A Dark Mafia Romance

Tenile Luttenegger: This is such a good book. The banter is witty and funny. And the emotions feel real. The pace of the book is great. I started and couldn’t put it down!!

Read Now
The Luna He Threw Away

dimensions58: A truly wonderful tale filled with action and a closeness that wasn't wrapped in sex. An amazing story line that kept interest and moved well. It didn't stagnate with what the other side was doing but kept the focus on the hero and heroine. Congratulations.

Read Now
Crowned in Blood: Fated to the enemy

trlc: I've really enjoyed the book. The story was a slow build-up. Initially thought it was a typical teenage romance but later on found myself couldn't stop reading. I've enjoyed the plot and was sad for a bit before I learned that it had a sequel especially when I reached the last chapter to be left ha...

Read Now