EşikDışı

All Rights Reserved ©

Summary

Atılgan, ne sistemin içinde ne de tamamen dışında—eşikdışında sıkışmış bir adam. Abisi Oğuz’la hayatı, boşlukları ve düzenin çürüyüşünü tartışıyor.

Genre
Other
Author
yavuz
Status
Ongoing
Chapters
4
Rating
n/a
Age Rating
18+

Chapter 1

Koltukta uyandım. Akşamdan kalmaydım. Nerede oldugumu, ne yaptigimi idrak etmem biraz surdu ama duvardaki kitapligimdan kendi evimde oldugumu anladim. Ust uste kitaplar boyutlari, konulari veya yazarlari umursanmadan daginik bir sekilde siralanmisti. Bazilari dik, bazilari yan tamamen bir karmasa icindeki kitapligima goz gezdirdim. Kendime geldigimde kalktim ve kahve yapmak icin mutfaga yoneldim. Yururken kitapligin karsi duvarinda duran Mustafa Kemal Paşa'nın portresine baktim. Bunu ne zaman astigimi hatirlayamadim. Kahvemi hazirlayip balkonda otururken abim Oğuz'a soz verdigimi hatirladim. Oğuz, bir rutine ihtiyacim oldugunu, hayatin boyle gecmeyecegini soyluyordu. Bana is arayip durmasindan bikmistim artik, ben bu halimle mutluyum, yazdigim yazılarla az da olsa gecimimi sagliyorum ve duzensiz, rastgele gelisen hayatimdan memnunum. Bir kac saat sonra Oguzla bulusacagim kafeye gidecektim. Gercekten kahve mi icmek istiyor yoksa kafe markasinin ona sundugu imaj icin mi bilmiyorum. Gercekten İstedigimiz bir sey var mi ki? Yoksa hepsi baskalarinin gozundeki yerimiz veya imajimiz mi? Gercekten neyi isteyip neyi istemedigimizi nasil ogrenecektik ki? Gercekten yapmayi istedigimiz sey kimse bakmazken yaptigimiz seyler mi? Merak ettigimiz kitaplar, okudugumuzu kimseye soylemeyecek olsak da okumak istedigimiz kitaplar mi? aklimda bu sorular varken saatin nasil gectigini farketmedim. Hazirlanip ciktim, bu siralar insanlarin neler yaptigina fazla dikkat ediyorum. Yururken yola veya etrafina bakan bile kalmadi nerdeyse. Herkes elindeki telefona bakarak yururken havayi, agaclari, yurudugu yollari, parklari, cimenlerde yururken ki toprak kokusunu, insanlarin birbirlerine olan sicakligini unutmustu. Telefona bakmayanlar da muzik dinleyerek yuruyordu. Tum insanlar gerceklikten kopmus gibi ve artik kimsenin gercekten yasadigini dusunemiyorum. Yasamak neydi? Ben yasiyor muyum? Belki de gerceklikten kopmak daha iyidir. oturacagimiz yer evime yakin oldugundan kisa bir sure yurudukten sonra vardim. Abim Oğuz oturmus beni bekliyordu, telefonuyla ilgileniyordu. Kahvemi alip yanina oturdum. Bir Sigara yaktim ve telefonunu birakip benimle konusmasini bekliyordum.

"Atılgan, neden telefon kullanmiyorsun sana ulasmak zor oluyor."

"Telefonlar ve internet hayata bakışımızı, yaratıcılığımızı mahvetti, ne istediğimizi bilemez olduk." dedim.

"Böyle sıkılmıyor musun?"

"Sıkılıyorum, telefonlar yokken sıkılmak bir lükstü ve artık sıkılmamıza izin yok."

Oğuz bir an telefona baktı, ekranı kapattı.

"Her zaman sıkılmamıza izin vermeyecek şeyler yapıyoruz ve her anımız verimli olmalıymış gibi"

Sigaradan bir nefes aldım. Devam ettim.

"Ben İnternetin bize aşıladığı standartlara ve ürünlere karşıyım. Tüketmek için tükettiğimiz bir durumdayız ve telefonlar üretmemize engel oluyor." dedim.

"Ama artık her iş buradan dönüyor."

"Evet, ama küçükken telefonlarımızın olmadığı zamanlarda sadece yatıp tavanı izleyerek sıkılmadan vakit geçirebilirdk. Bu bizi düşünmeye ve yaratıcı olmaya iterdi, yeni şeyler bulurduk yeni şeyler yapardık."

Sigaradan bir nefes daha aldım.

"Artık insanlar aynı şeyleri yapıyor, aynı şeyleri giyiyor, aynı şeyleri seviyorlar. Bu yüzden telefon kullanmak istemiyorum." dedim.

"Sen de ne hazir cevapsin. bunlari onceden dusunuyor musun?"

"Dusunmeden duramiyorum ki. Geceleri uyumak yerine dusunuyorum."

"Bak okulumda yer acildi, gonder bana cv'ni dilekceni seni de aliyim. Hem bir duzenin olur, erken kalkarsin geceleri de uykusuzluk cekmezsin."

"Ben kim oldugumu ne istedigimi biliyorum. Bunlar ilgimi cekmiyor. Boyle bir hayat bana gore degil."

"Sana gore degil diye boyle surunecek misin? Herkes sana basarisiz gozuyle bakiyor, insanlara oyle olmadigini kanitlamak istemiyor musun?"

"İnsanlarin ne dusundugunden bana ne? Sende onlara doktor oldu, muhendis oldu, ogretmen oldu demek yerine mutlu oldu dersin. İnsanlarin benim gozumde bir yeri yok ki onlarin gozunde ki yerimden endiseleniyim. Birak parasiz olalim, basarisiz olalim, ben dipte mutluyum. Birak mukemmel olmayalim. Neden sevmediğimiz islerde calisalim ve hayatimizi boyle gecirelim; Gercekten ihtiyacimiz olmayan seyleri alabilmek icin? Neden nefret ettigin bir iste calisiyorsun?"

"Nefret etmiyorum."

"Ama memnun değilsin."

"Gecimimi sagliyorum ve duzenimden mutluyum."

"Gercekten yapmak istedigin sey ne?"

"Bilmiyorum."