İçimdeki Ses: Şule

All Rights Reserved ©

Summary

Poyraz’ın hikâyesi, bir insanın “ikiye bölünmesi” değil; bilincin kontrol edilemez hale geldiğinde yeniden yapılandırılmasıdır. Şule ve Adam’ın yönettiği sistem, Poyraz’ın dengesiz ve öngörülemez tarafını bastırmak yerine onu iki ayrı akışa ayırır: biri duygusal ve dürtüsel “İlk Versiyon”, diğeri ise gözlemleyen “Şimdi Sen”. Ama bu plan kısa sürede kontrolden çıkar. Bölünme, zayıflatmak yerine iki bağımsız ama birbirini etkileyen bilinç yaratır. Şule bunu Poyraz’ı kaybetmemek için yapmıştır, Adam ise sistemi stabil hale getirmeyi amaçlamıştır. İkisi de insan zihninin bölünmeye karşı evrileceğini öngöremez. Finalde Poyraz, iki tarafı birleştirmeyi ya da birini seçmeyi reddeder. Bunun yerine ikisini de kabul eder ve yeni bir form oluşur: aynı anda hisseden, düşünen ve karar veren çoğul bilinç. DLC fikri burada başlar: İlk Versiyon’un dış dünyadaki bağımsız yaşamı, Şule’nin geçmişteki müdahalesinin gerçek nedeni ve sistemin kökeni ayrı hikâyeler olarak açılır.

Status
Complete
Chapters
33
Rating
n/a
Age Rating
16+

BÖLÜM 1 — SİSİN İÇİNDE

Sabah sıradan başlamıştı.

Ama Poyraz için “sıradan” kelimesi artık güvenli değildi.

Çünkü son zamanlarda hiçbir gün gerçekten aynı kalmıyordu.


Telefonu eline aldı.

Ekran açıldı.

Bildirim yoktu.

Bu normaldi.

Ama Poyraz yine de ekrana baktı.

Bir şey bekliyordu.

Kendisi bile bilmiyordu neyi.


Okula giden yol her zamanki gibiydi.

Aynı sokaklar.

Aynı insanlar.

Ama bir fark vardı:

Sanki herkes bir şeyi biliyor da Poyraz bilmiyordu.


Kapının önünde durdu.

Onu ilk kez orada gördü.

Şule.


Bakışı direktti.

Kaçmıyordu.

İnsanlar genelde bakışlarını saklar.

Şule saklamıyordu.


“Selam,” dedi Şule.

Poyraz kısa cevap verdi:

“Selam.”


Küçük bir sessizlik oldu.

Ama bu sessizlik boş değildi.

Bir şey doluyordu.

Adı konulamayan bir şey.


Şule hafif gülümsedi:

“Sen hep böyle misin?”

Poyraz:

“Nasıl?”

Şule:

“Sanki bir şeyleri fazla düşünüyorsun.”


Poyraz cevap vermedi.

Çünkü bu doğruydu.

Ama doğru olan her şey söylenmezdi.


Zil çaldı.

İkisi aynı yöne yürüdü.

Normal bir an gibi görünüyordu.

Ama Poyraz ilk kez şunu hissetti:

Bu kız “tesadüf” değildi.


Ve tam o anda…

İlk kez oldu.

Bir düşünce değil.

Bir ses değil.

Sadece kısa bir kırılma:

“Dikkat et.”


Poyraz durdu.

Etrafına baktı.

Kimse yoktu.


Şule:

“Bir şey mi oldu?”

Poyraz:

“…Yok.”


Ama içeride bir şey başlamıştı.

Ve Poyraz bunu bilmiyordu.

Ama o an:

Hayatı artık “önce” ve “sonra” diye ayrılmıştı.