MW

All Rights Reserved ©

Summary

Bu hikaye Mary ve Merd kardeşlerin yaşadıkları hayatı ve bu hayatın onlardan aldıkları şeyleri anlatıyor. Gösterişli hayatların aslında bir yanılsama olduğunu sadece kamera ışıklarının onların mutsuzluklarını görmemize engel olduğunu daha iyi anlatan bir hikaye ile karşılaşacağınızı sanmıyorum. Bu hikaye gerçeklikle bağlantılı bir şekilde gün ve gün ilerleyecek ve sonunda karakterler sanki sizin kafanızdaki dünyada yaşıyormuş hissiyatı uyandıracak işte o zaman bu hikayenin senaristleri sizler olacaksınız

Genre
Drama
Author
Mrdwndsr
Status
Ongoing
Chapters
3
Rating
n/a
Age Rating
13+

Sonun Başlangıcı: Mary Windsor

Soğuk, küçümseyen ve yapmacık bir gülümseme… Tüm ünlülerde vardır bu ifade ama Mary Windsor sanki bunun vücut bulmuş haliydi. Onu anlatmaya nereden başlanacağı tam olarak bilinmezdi.

Her şey bir manşetle başladı:

“Sonun başlangıcı: Mary Windsor”

Mary Windsor: Ben bırakmak istiyorum.

Merd Windsor (asistan + ikiz kardeş): Neyi bırakmak istiyorsun? Diyeti mi?

Mary, kısa bir sessizlikten sonra gözlerini Merd’e çevirdi.

Mary Windsor: Hayır. Uzun uzun düşündüm. İlk sahneye çıktığımda beş yaşındaydım. O günden beri durmadan çalışıyorum. Şu an otuz yaşındayım… ve dün ilk kez durdum.

Merd kaşlarını hafifçe çattı, telefonuna bakmayı bıraktı.

Mary devam etti:

Mary Windsor: Ve kendime sordum… “Nasıl hissediyorsun?”

Bir an sustu.

Mary Windsor: Cevap biliyor musun neydi?

Merd Windsor: Mary, şaka yapmanın sırası değil. Canlı yayın var. Neyin var söyle, hallederiz.

Mary hafifçe güldü. Ama bu bir eğlence değil, daha çok yorgun bir boşluktu.

Mary Windsor: Cevabımı merak etmiyor musun?

Merd Windsor: Tahmin edeyim… mutlusundur. Ödüller, filmler, şarkılar… bunların kolay olmadığını biliyorum. Hep yanındaydım. Şimdi herkes seni seviyor, her şey yolunda.

Mary Windsor: (bakışlarını sabitleyerek) Hiçbir şey hissetmiyorum Merd.

Odaya kısa bir sessizlik çöktü.

Mary Windsor: Evet, yüzlerce şey yaptım. Ama geriye dönüp baktığımda hiçbir şey hissetmiyorum. Hiçbiri beni heyecanlandırmıyor.

Bir adım daha yaklaştı.

Mary Windsor: Milyonlarca insan beni seviyor diyorsun… ama onlar beni değil, “Mary Windsor” imajını seviyor. Soğuk, kusursuz, kendini işine adamış, hiç kırılmayan o versiyonu.

Merd bir şey demedi.

Mary Windsor: Sen hep yanımdaydın ama aslında hiç orada değildin Merd. Ben sahnedeyken sen kuliste bile değildin. Kulaklığımda sen varsın ama hayatımda hep uzaktın.

Merd’in yüzü ilk kez düşmüştü.

Mary Windsor: Ben 25 yıldır insanların önünde yaşıyorum. Sen ise insanların seni görmesinden korkarak yaşadın.

Merd Windsor: (sesi yumuşamış, şaşkın ve kırgın) Özür dilerim… Sen nasıl istersen öyle yaparız. Ama bugün canlı yayına çıkman gerekiyor. İnsanlar bunu bekliyor. On yıl sonra ilk kez çıkacaksın.

Kısa bir sessizlik oldu.

Mary, gözlerini kaçırmadan baktı.

Mary Windsor: (hafif buruk bir gülümsemeyle) Peki kardeşim.