Bilinmeyen soy

All Rights Reserved ©

Summary

Kurt adamlar gerçek miydi sizce? Böyle bir şey olabilir miydi? İşte bunun gerçekliğini bilmeyen meleğim ile birlikte yaşadıklarını okumaya var mısınız? O gün her şeyden habersiz olan melek ablasının ziyarete gitmişti. Orada bilinmeyen soydan biriyle karşılaşacağından bir habersiz olarak ve onu bekleyen olaylardan habersiz bir şekilde gitmişti. ​Arkadaşlar ben bir amatör yazıcıyım yazım ve noktalamalar pek dikkat edemiyorum o yüzden bir hatam olursa affola. ​Öylesine yazacağım bir kitaptır

Genre
Fantasy
Author
Sude
Status
Ongoing
Chapters
4
Rating
n/a
Age Rating
16+

Chapter 1 taşınma

Hadi, hadi!" diye sevinçle bilgisayarın ekranına bakıyordu. Eğer puanı tutturabilirse ablasının yanına, oraya üniversiteye

- "Alo, abla!" diye telefonu açtı.

- "Kuzum," dedi karşıdaki ses.

- "Kazandım abla, yaptım vallahi! Başardım abla!" diye sevinç çığlıkları attı.gidecekti. Heyecanla parmaklarıyla ritim tutmaya başladı ve sayfa açıldı. Anlık şokun ardından genç kız sevinçle bağırdı: "Yaşasın, yaşasın! Başardım! Dünyanın en iyi okullarından birine girmeye hak kazandım!" diye bağırıyordu. Tabii bu okul ablasının evine çok yakındı. Tam ablasını arayacaktı ki, ablası onu aradı.

Ablası da Melek adına o kadar sevinmişti ki telefonun ucunda ağlıyordu.

- "Abla, abla ağlama; yaptım bak, başardım bak," dedi.

- "Ben onu anlamıyorum ki ablam... Demiştim ya, ne zaman geliyorsun buraya?" diye bir soru yöneltti ablası Melek'e.

Okulların açılmasına nereden baksan iki buçuk, üç ay vardı.

- "Hemen geliyorum, hem tatil yapmış olurum," dedi.

GİZEMLİ OKUL VE YOLCULUK

Okul çok bilindik olsa da pek kimse tercih etmiyordu; çünkü okulun geçmişi pek de aydınlık değildi. Sürekli "olmayan varlıklardan" bahsediliyordu. O okulun onlara ait olduğunu, onların orada eğitim gördüğünü falan anlatıyorlardı. Ama Melek bunların hiçbirine inanmıyordu. Birazcık bu yüzden de aslında, gerçekten böyle şeyler var mıydı merakından bu okulu yazmıştı. İnandığı için değil; hem kendisine eğlence amaçlı hem de güzel bir eğitim alırım diye düşünmüştü. Ama Melek bilmiyordu onların gerçek olduğunu... Melek bilmiyordu kendisinin hayatının tamamen değişeceğini.

Sevinçle götürecek bütün malzemeleri hazırladı. Arabaya binip yola koyuldu. Yaklaşık üç saatlik yolun ardından ablasının evine anca ulaşabilmişti. Ablasının evinin bir tarafı denize, bir tarafı ise ormana bakıyordu. Her ikisinin de birleştiği muazzam bir yerdi. Tel örgüler ile çevrili, etrafı camlarla balkonlu, turkuaz rengindeki evin görünümü çevreye ayrı bir hava katıyordu. Ablası yavaş yavaş demirden kapıyı açtı. Melek, evin dışındaki park yerine arabayı park etti ve arabadan iner inmez ablasının boynuna kollarını doladı.

- "Ablacığım, seni çok özlemişim!" diyerek yüzünü, burnunu öptü.

GEÇMİŞİN İZLERİ

Anne ve babasını küçük yaşta kaybetmişlerdi; Melek yedi, ablası Cemre on iki yaşındaydı. Bir trafik kazasında kaybetmişlerdi ailelerini. Cemre büyütmüştü ikisini de; hem kendisini hem Melek'i. Cemre ikisine de hem abla hem anne olmuştu. Cemre on beş yaşındayken, şu an Melek'in eniştesi olan Furkan ile tanışmıştı. Furkan onlara hem arkadaş hem anne hem baba hem de çok iyi bir dost olmuştu. Melek kendini idare edebilecek bir yaşa geldiğinde evlenmişlerdi; Melek o zamanlar on yedi yaşındaydı. Para konusunda hiç sıkıntıları yoktu; çünkü ailelerinden kalan yüklü miktarda bir servetleri vardı.

- "Cemre kuzum benim, seni ne kadar çok özlemişim abla, ablam!" dedi Melek. Hâlâ sarılıyorlardı birbirlerine.

- "Ne haber kız cadı?" diyerek sarıldı eniştesi Furkan, Melek'e.

Furkan ile Melek daha çok enişte-baldız gibi değil de sanki abi-kardeş, baba-kız gibiydiler. O yüzden Melek ona "Abim" diye sarıldı. Furkan, baldızının saçlarını severek

minik minik öpücükler kondurdu.

- "Kıskanıyorum ama!" diyerek Cemre ikisini de dürttü. Kol kola evin içine girdiler.

KURT ADAM VE SÜRÜ

- "Kız cadı, senin gelişin şerefine mangal yakacağım!" dedi Furkan. Her ne kadar okula gitmesini istemese de... Çünkü o okulu çok iyi biliyordu. O sizin filmlerde, hikayelerde okuduğunuz kurt adamlar ve diğer doğaüstü canlılar gerçekti ve hepsi de o okulda toplanmıştı.

- "Evet, ben de o canlılardan biriyim. 'Sen hangisisin?' diye sordunuz gibi oldu bana, öyle değil mi? Ben bir kurt adamım ve bir sürünün Alfasıyım, yani sizin deyiminizle lideriyim. Ama Melek çok istiyor; okula gitmemesi için ne dediysem, ne yaptıysam ikna edemedim. Onu orada nasıl koruyacağım bilmiyorum. Kendi sürümden olanlara 'evet' derim ama başka sürüler de var. Başkalarını geçtim, bize düşman sürüler de var. Benim canımı yakmak için Melek'i kullanabilirler. Ama ben nasıl koruyacağımı bilmiyorum. Evet, evet; Cemre biliyor benim kurt adam olduğumu. 'Şimdi nasıl tanıştınız?' diye sordunuz gibi geldi bana... Evet, ablası biliyordu benim kurt adam olduğumu. Durun canım, acele etmeyin; anlatacağım Cemre ile nasıl tanıştığımı..."