Süt beyazı cinayetleri

All Rights Reserved ©

Summary

Saat 03.33’te aynalara bakma. Çünkü bazı kapılar yalnızca bir kez açılır. Kumsal, süt beyazı malikâneye taşındığında bunun sadece eski bir ev olduğunu sanıyordu. Ama geceleri duyduğu çığlıklar, aynalarda gördüğü yabancı yüzler ve mavi gözlü varlık ona tek bir gerçeği gösterdi: Bu ev yaşayanlar için yapılmamıştı. Hafızası parçalanırken, gerçek ile kabuslar birbirine karışmaya başladı. Çünkü STB Malikânesi’nden giren herkes çıkamazdı… ve bazı sırlar ölümden bile daha karanlıktı.

Genre
Horror
Author
Rüya
Status
Ongoing
Chapters
1
Rating
n/a
Age Rating
16+

Chapter 1

karanlıktı çok karanlık...

Rüzgarın sesi odanın sessizliğinden duyuluyordu hafif ama bir o kadar da hızlı esiyordu. Yarı sarhoş halde gözlerini aramaya çalıştı kumsal, ama çok yorgundu bir türlü gözlerini açamıyordu. Ellerini yorganın altından çıkardı o soğuk havaya temas etmesiyle canı çok acımıştı sanki tam kemiklerine doğru iğne vuruyorlardı öyle bir acı gerisini siz düşünün. Yavaşça başını tuttu o soğuk havada vücudu sanki bir ateş topu gibi yanıyordu bunu hissettiğinde kendi kendine

-"of neler oluyor"dedi

Konuşmasıyla boğazımın Sahra çölünden bile daha kuru olduğunu anladı konuşamıyordu , bir yutkunsa boğazı yırtılacakmış gibi hissediyordu tekrar gözlerini aramaya başladı bu sefer yapıyordu evet evet açmıştı gözlerini, yarı ayık etrafa bakıyordu İki elini yatağın kenarlarına koydu ve yatağa bastırarak kendini ayağa kalkmak için ileri doğru itti o acının hiçbir tarifi yoktu Sanki bir hareket daha etse beli ortadan ikiye ayrılacaktı.

Hem boğaz ağrısıyla hem belinin ağrısıyla hem de bedenine çöken o ağır yorgunlukla ayakta zar zor duruyordu. Ellerini hemen sol tarafında Duran masaya uzattı ve beyaz renkli üzerinde mavi desenleri olan telefonunu eline aldı aç ve baktı

03. 33...

Bir an

-(uyku sersemi haliyle)" Of çok uykum var " dedi

Etrafa sadece baktı baktı ve yine baktı...

Ve sanki Zihni ona su içmesi gerektiğini söylüyordu. Masadaki suya doğru döndü ama su bitmişti bir anlık dalgınlıkla şişede kalan su damlalarını saymaya başladı -1.2.3...

Sonra kafasını sanki hayır dermişçesine bir o yana bir bu yana salladı

-(hafif kısık sesle)"oh ne yapıyorum ben gidip mutfaktan su içsem İyi olur yoksa susuzluktan öleceğim"dedi.

Ayaklarını yataktan çıkardı battaniye yavaşça bedenini terk ediyordu, yavaşça ayağa kalkıp yatağının yanındaki pofuduk güve şekilli mavi terliklerini giydi.

-belki de bu bir işaretti ha ne dersiniz?

Uyku sersemi haliyle zeminde sallana sallana yürüyordu ,bir sağa bir sola. Bir adım attı 2 adım attı ilerledi kapının yanına vardı ve kolu tuttu tam kolu çevirirken biri veya bir varlık;

-"pist "dedi .

Dondu ve olduğu yerde kaldı tam 3 saniye kadar. Hareket edemedi korkudan...

Başını yavaşça arkaya çevirdi Bir yandan da elleri titriyordu ama baktığımda kimse yoktu korkudan gözleri de Zihni de açılmıştı.

Ardından

-"Yok be az önce uyku saçtım halimle beynim bana oyun oynamıştır"diyerek kendini halisülasyon gördüğünde veya duyduğuna ikna etmeye çalıştı.

Ve "Hadi ama saçmalama "dedi kendisine.

Ardından hemen toparlanıp koridora çıktı arkasından kapı güm diye kapandı ama ne bir rüzgar esiyordu ne de bir kapı açıktı.

Çok fazla stres yapmıştı , bacakları titreyerek yürüdü buz gibi koridorlardan.

Karanlıktı yine çok karanlık...

Adımlar sanki çaresizliğin habercisi gibiydi

Mutfağın önüne geldiğinde kapıyı araladı ve ardından tam 3 saniye kadar mutfağa öylece baktı. Sanki mutfakta kumsalı biri bekliyordu da Kumsal unutuyordum bakmaya çalıştı. Işığa götürdü etraf karanlık olduğu için pek bir şey gözükmüyordu. Soğuk duvarların nemli yüzeyinde ellerini gezdirdi işık açma düğmesini aradı ve sonunda buldu.

Bulduktan sonra ışığı açtı. Gözleri o kadar karanlığa maruz kalmıştı ki saf beyaz ışığı açınca gözleri kamaştı sanki gözlerinin dibinden bir flash patlamıştı. O an bir göz kararması yaşadı olanların etkisiyle geriye sarıldı kumsal yere düşeceğini sandı . Ama bir el o aydınlıktan daha aydınlık bir el kumsala düşmekten kurtardı arkasından kumsalın dengesini sağlamasına yardımcı oldu.

Kumsal kim olduğunu görmese de onun yaydığı parlak açık mavi ışığı hem görmüş hem de hissetmişti. Normalde bu durumda kurumsalın Çığlık atıp kalkması gerekiyordu ama nafile ne korku ne de başka kötü bir duygu hissediyordu. Aksine o el kumsala dokunduğunda Kumsal hiç olmadığı kadar huzur dolmuştu, rahatladı o gecede o saatte ve mutfağın o kasvetli havasında huzur bulmuştu. Sanki hiçbir şey olmamış gibi yürüdü ve rafın yanına geldi raftan bir bardak alıp doldurdu ve narince içti.

Vardı tezgaha geri koydu ve odasına geri gitmek için geri adım attı ama arkasında sanki birisi vardı sadece başını geriye doğru çevirdi evet bu annesiydi. Ama yüzündeki bakış çok değişikti sanki karanlık bir boşluğa bakıyor gibiydi bir anda sırıtmaya başladı ve o sırıtma ardından acınası bir kahkahaya dönüştü. Mutfağın ışıkları yanıp sönüyor pencereler açıp kapanıyor ve camlar patlıyordu çok korkunç bir durumdu. O kahkahanın ardından annesinin gözleri hafiften büyümeye başladı ve kahverengi siyah karışımı gözleri açık mavi ve parlak renkli olmaya başladı..

Korkuyorduk Kumsal bacakları titriyordu ellerini ağzına götürdü Ve"bunların hiçbiri gerçek değil hayır hayır"diye bağırmaya başladı sonra annesinin ağzı kulaklarına varıyordu ama iyi anlamda değil kötü anlamda anlayabilene.

Olmayacak kadar yüksek bir ses de boyamaya başladı ardından hızlı bir şekilde kumsala doğru koştu,

O korkuyla bir şey yapamadı kızcağız...

Ellerine çapraz yapıp hızla yüzüne siper etti ve bağırdı "aaahahaa"diye. Yere düştü Bir an, yerde sanki bir voleybol topuymuş gibi kıvrıldı ve 10 saniye kadar yerde o şekil hareketsiz kaldı"hayır hayır"deyip duruyordu travma olmuştu, artık Kumsal bunu nasıl unutabilirdi ki

Gerisini siz düşünün...

O o sahnenin ardından bir gözünü yavaşça açtı etrafa dolu gözlerle baktı ama kimseyi görmüyordu o anki panikle sandalyenin ayaklarından destek alarak ayağa kalktı. Kaşıkla tam bir bıçak alıp etrafı aradı mutfağı, salonu, koridoru ve evde ne kadar oda varsa hepsini ama hepsini aradı.

Kimsecikler yoktu garip olan annesi de ortalıkta yoktu çok fazla korkuyordu

(Titrek sesiyle)

-"Anne... neredesin "diye bağırdı,

Kimseden çift çıkmadı sadece evin kasvetli ve ürkütücü sessizliği vardı. Hızlı ve korkak adımlarla koridordan geçip tekrar odasına döndü direkt odaya bakmadan kapıyı kapatıp çekmecesinden anahtarı alıp kapıyı kilitledi ve derin bir nefes alıp oh çekti ellerini birleştirip göğsünün üzerine koydu kafasında kapıya yaslayıp yavaşça dizlerini büktü yere çömeldi ve sakinleşmeye çalıştı Zor da olsa biraz paniği geçmişti."tamam"dedi kendine , kendini toparlayıp oturduğu yerden yavaşça ayağa kalktı ve arkasını döndü arkasını dönmesiyle şoku yaşadı yatağında birisi oturuyordu bu zannesiydi onu görünce gözleri açıldı, ağlamaktan Ve korkmaktan şişmiş gözlerle annesine doğru baktı.

-"Anne az önce seslendim neden cevap vermedin"dedi Kumsal .

Annesi cevap vermedi sadece yüzündeki o solgun gülümsemesi ile kumsala bakıyordu.

Kumsal ;

-"Bir dakika sen az önce mutfakta değil miydin?"diyerek olayı anlamaya çalışıyordu.

Annesi bu kez yüzündeki gülümseme yok etmiş yerine sert ve korkunç bakışını takınmıştı ve kuru ve morarmış dudaklarından şu kelimeler döküldü

-"ben hiç mutfağa gitmedim ki"

O an kumsalın başından aşağıya 2 kez kaynar sular dökülmüştü şok içindeydi ve sadece annesine sarılmak istiyordu tek istediği buydu. Hızla ve dolu gözlerle annesine koştu sımsıkı sarıldı ve"Anne ne olur bana söz ver Beni asla bırakma lütfen söz ver"dedi.

Annesi önce kutsala baktı ve tekrar yüzünde hafif bir gülümseme ile ;

"Söz... dedi

Söz

Söz"

Ve anne kız o geceyi beraber geçirdiler, Kumsal Zor da olsa bu olanları unutmuştu (şimdilik).

O gece annesine sımsıkı sarılmış sabaha kadar da bırakmamıştı huzurla uyumuştu,çünkü annesi yanındaydı. Ve gün o an bitmişti Kumsal için, bilin bakalım saat o dakikalarda kaçtı?

Evet doğru bildiniz 👍

03.33

...