1.BÖLÜM:İlk Karşılaşma
"Bazı insanlar hayatınıza bir çarpışma ile girer; ama asıl iz bırakan, o çarpışmadan sonra iz bırakan hikayedir"
Ben Gece Alaca
Hayatım ismim gibiydi; sessiz ve sakindi.Motorlara bayılırdım. Gerçi sadece bir motorum vardı .Sonuç olarak ben sizin bildiğiniz zengin , şımarık o züppe çocuklardan değilim. Hatta hayatım boyunca yetimhane de büyüdüm . Ve tam şu an yeni kayıt olduğum "KOÇAK LİSELİLER YURDU" nun önündeyim.
Hızla motorumdan indim ve derin bi nefes alarak içeri girdim.
Yeni okul...Yeni bir sınıf...Yeni arkadaşlıklar...Ve tabii ki bitmeyen sakarlığım.
Hızlı bir sekilde sınıfıma girip rahatlamak için can atıyordum, ama o an kolum bi çocuğa çarptı.
"Çok pardon, affederseniz !Bilerek olmadı ."dedim telaşla
Başımı kaldırınca uzun boylu , siyah saçlı ve siyah...karanlık , kapkara gözlü bi çocuk gördüm . Bakışlarımın onun gözüne kenetlendiğimi anlayıp kafamı başka bir yere çevidim. Tam o sırada gömleğinin bi kısmının kan olduğunu gördüm.Gözlerim yavaşça ama korkuyla irileşti.
"İyi misin?Kanıyorsun" Aferim Gece TDK'nın içine ettin. Düzgün konuşsan öleceksin bir gün.
"İyiyim ,sıkıntı yok"Dedi ama yüzü hafiften kasılmıştı.
" Ben ,ben mi yaptım?" Dedim titrek bir sesle.Nerdeyse ağlayacaktım . Abartma Gece istesende ağlayamazsın.
"İyiyim,sıkıntı yok ,sakin ol " dedi ama ben durur muyum? Ben dursam içimdeki 'VİCDANLI GECE' durmaz dı .
"Revire götüreyim sizi ." dedim .
"Yok ,ben giderim"
Ama pes etmedim çünkü gerçekten birine zarar verme ihtimali beni yiyip bitiriyordu.
"Ne olur?...Yoksa vicdan azabından uyuyamam."
Çocuk bi an da yürümeye başladı .Oha bi insan nasıl bu kadar hızlı olabilir ? Hemen onun arkasına iliştim .
"Revire mi gidiyoruz?Bu arada ...Revir nerede?" diye sordum masum bi ifade ile tabi ben bu ifademi ciddi sanıyordum.
Çocuk bi an durup bana baktı .Yüzümü inceledi ve sonradan yürümeye başlayıp konuştu.
" Bir saniye ... Sen şimdi revir nerede bilmiyor musun?""Evet,nerde olduğunu bilmiyorum" Ben onun benle alay edeceğini düşünürken sert ,mesafeli ama bi o kadarda karizmatik bir sesle konuştu.
"Yani, yeni mi geldin ?"
"Aynen,ilk günüm bu gün " dediğim de kaşlarının hafifçe çatıldığını fark etmiştim.En sonunda cam kapılı bi odanın önünde durduk. Tıklatmadan pat diye içeri girdi.İçerdeki hemşire bizi (daha çok o çocuğu) görünce sırttı.Bıkkınlık ve alayla karışık bir ses tonuyla konuştu.
"Yine naptın Aras?" Adı Aras mıydı? Çok yakışmış aslında... Amman off Gece sanane çocuktan? iyi olduğunu görüp gideceksin Allah Allah .O sırada Aras konuştu .
"Vallahi benim bu sefer suçum yok "dedi isyankar bir tonda .
"Geçen Erdem'in burnuna kafa atan kimdi?" dedi imalı bir sesle.
"Ama o hak etmşti, hem şimdi sadece dikişlerim kanadı" Aras sedyeye geçerken telefonum çaldı.Arayan ikizim Ensar dı .
"Alo?"
"Nerdesin kızım ?"
"Revirdeyim , birazdan sınıfa geçiceğim"
"Ne oldu ?Niye ? Motorda kaza mı yaptın?Söyle artık!"
Sesi o kadar yüksekti ki telefonu kulağım dan biraz uzaklaştırdım.
"Birşey olmadı ,iyiyim,sıkıntı yok . AYI gibi bağırma .Tenefüste anlatırım."
"Emin misin?" dedi nefes nefese kalmıştı korku ve panikten.
"Evet, hadi kapat "
"Off bişey oldu sandım aklım çıktı, hadi kapat ya"
"Ne atar yapıyorsun ya..." diye söylenerek telefonu kapatırken geri sedyeye doğru döndüm.
Tam o sırada aramızda 4 veya 5 cm kalmış ,gömleğini ilikleyen Aras'ı gördüm. Yutkunup bi adım geri gittim ve gömleğinin kan bulaşmış yerine bakarak konuştum.
"Bitti mi ? İyi misin " dedim ama onu bi an öyle görünce nefesim kesilmişti korkudan. Pardon ajan mısınız Allahım ya .Aklım çıktı.
"Evet ,bitti ve iyiyim"dedi ensesini tek eliyle kaşırken bir daha konuştu "Benim sınıfa gitmem gerek , bide şey ..." dedi biraz daha bana yaklaşırken " seni burda parçalarlar dikkat et" diye fısldadı. Sonra sanki hiç birşey olmamış gibi kapıyı kapatıp çıktı. Neyden bahsediyordu bu ? Ensarın anlattığına göre küçük, olaysız bir okuldu. Ya da onlara göre burun kırmak,yumruk yuruğa savaşmak normaldi."DELİLER." Diye mırıldanarak ben de odadan çıktım Aras çoktan tüymüş' tü . Bende hızla 11/A sınıfını aradım. Sınıfın kapısına geldim ,elim kulptayken derin bir nefes aldım kapıyı açınca bütün gözler bana yöneldiğini fark etmiştim. Ben ise daha çok bomboş bir sıra arıyordum .o an hafifçe arkasına dönmüş konuşan bi siluet dikkatimi çekti...
ENSAR
Ama asıl bomba Ensarın arka sırada konuştuğu çocuk'tu zifiri karanlık gözlü çocuk yani...
ARAS
Ama abicim bu kadarıda her halde 100/00,1 gelirdi birinin başına . Tam o sırada çok ama çok tanıdık bi ses yükseldi
"GECEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE!" offff ensar yeminle salmicak nu çocuk beni ya diye söylenerek daha fazla rezil olmamak için adımlarımı bizimkilerin yanına yönlendirdim." BİZİMKİLER... Aras da mı şimdi benden yani bizden ? .Ben Ensar'ın sırasına doğru ilerlerken Aras da başını kaldırdı .Başını kaldırdığı an çocuğun suratında sadece ama sadece ne vardı biliyor musunuz ?
ŞOK...
"Senin ikizin bu muydu?" resmen kekeleyerek konuşmuştu.O sırada ben devreye girdim .
"Evet, ama siz bu sınıfta mısınız ?" diye sordum .Ensar alayla arkasına yaslandı ve konuştu.
"Yok güzelim ,biz karşı mahalledeniz." "Ay çok komik , eğer burdaysanız iyi olacak o yüzden sordum mal" diye düşündüm.O sırada Aras sırada biraz kaydı bana yetecek yeri ayarlayınca konuştu.
"Gel ,otur"
"Teşekkürler , Aras." dediğim an Ensarın gözleri fal taşı gibi açıldı ve yine bağıra bağıra konuştu.
"Lan , siz tanışıyor muydunuz?!"Aras ile aynı anda başımızı sallayıp konuştuk.
"EVET"
O sırada sınıfın kapısı büyük bir gürültü ile açıldı. İçeri kahkahalarla konuşan iki çocuk girdi.İçlerinden en çok gülen çocuk Aras'ı görünce bağırdı.
"ARASKO!"Aras çocuğa ölümcül bir bakış fırlattı ve sert,soğuk ama bi o kadar da ölümcül bir sesle ,adının Berat olduğunu öğreneceğim çocuk'a kızdı.
"Bana bir daha "ARASKO" dersen seni bu camdan sallandırırım Berat !" dedi tehlikeli bir sesle .Yanındaki çocuk;Kuzey de Berat'a kızdı başını iki yana sallarken.
"Off,Berat...Bir sus ya!" bu sefer de Berat bana döndü ve gözleri fal taşı gibi açıldı.
"Lan ,Aras senin yanında kız mı oturuyor yoksa bana mı öyle geldi?"diye bağırınca Kuzey denen çocukta bana döndü .Bu seferde Aras'a alkış yaparak konuştu.
"Aras'ın insancıl davranışları!" bende bu sefer hafiften güldüm. Ve artık kafam da herşey netleşti, burası bam başka biyer di,ezberleri bozan ,salaş ve rahat takılan kişilerle doluydu aslında daha erkekleri ile tanışmıştım ama öyle bi vibe aldım.O sırada Berat Ensar'a bakıp konuştu.
"Oooo,Ensomm!"ben Ensar'a takılan lakap ile gülme krizine girerken Berat ile Ensar selamlaştı sonra da bana dönüp kelmini fırlattı.
"Ne oldu? Beğenemedin mi ?" dedi.
"Ah,ayı ne kalem fırlatıyorsun şimdi?" derken kendi defterimi alip Ensar 'ın kafasına vurdum.Ensa muhteşem bir şekilde abartıp başını tutarken konuştu.
"Bana diyene bak ya ! Beyin kanamısından öleceğim ! Kafam kırıldı!" ben Ensar'ın bu haline bakıp gülerken durur muyum? laf soktum.
"Kalın kafalısın sen, kırılmamıştır sıkıntı etme." dediğimde Ensar yine laf sokulmuş bir mağdurlukla bana bakıyordu. Neredeyse "acı bana " diyecekti.








