Nilüfer
Yine bir yağmurlu havanın verdiği huzuru taşıyordum üstümde. Minibüsten insem de bu pencerenin ardında ki damlacıkları bir an önce tenimde hissetsem diye düşünüyordum camdan dışarıyı izlerken. Sonunda o an geldi şoföre seslendim ″abi müsait bir yerde inebilir miyim? Şoför abi her zaman ki ifadesi ile gülümseyip tabi dedi, iyi akşamlar dileyip indim. İner inmez yağmur damlaları tüm vücudum ıslanmaya başladı ve bu durum çok hoşuma gidiyor. Yağmurun altında yürümeye başladım yürüdükçe düşündüm düşündükçe buruk bir hüzün kapladı içimi buruk bir gülümseme oluşturdu kalbim sızladığını hissetim. Evim neyse ki duraktan 10 dakikalık yürüme mesafesinde yazın bu duruma ne kadar sinirlensem de son baharda ve yağmurlu havalarda bu durum çok fazla hoşuma gidiyor. Yağmura neden bu denli aşığım diye merak ediyorsunuz biraz bahsedeyim size...
Ben Nilüfer, 24 yaşındayım kısa küt saçlarım esmer tenim ve çoğu zaman dikkat çekmeyen sıradan bir görünüşüm var . Hayatım da dışardan bakıldığında en az benim kadar sıradan görünürdü Her sabah işime gider, dönüşte markete uğrar, ihtiyaçlarımı alır evime dönerim. Çoğu zaman yalnız vakit geçirmeyi severim. Komşularım beni kibar ve güler yüzlü biri olarak tanır. O tatlı kızın gülümsemesinin ardında, kimsenin görmediği karanlık sırlar saklıydı. Bu düşüncelerin arasında eve vardığımı fark ettim. Eve girip ıslak kıyafetlerimi çıkarıp sıcak bir duş aldım, banyodan çıkarken gözlerim yine o eski yaralara takıldı. Her biri geçmişimin sessiz hatırası gibiydi bakışlarımı hemen kaçırdım. çünkü o izler her baktığımda bana o geceyi yeniden yaşıyor gibiydim. ″Üstümü giyinip yatağıma uzandım. Ertesi gün yine işe gidecektim. gözlerimi kapattığım da tek dileğim bir daha o kabusu görmemekti...″








