Yağmurun başlangıcı
YAĞMURUN ANISI
Yağmurun başlangıcı - Bölüm 1
Bo-Ra: (yan odadan)
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
Seo-Jun:(salondan Bora’nın bulunduğu odaya koşarak)
BORAAA, NOLDUUUUU?????!!!!!!!!
Bora(ağlayarak)
Kitaplıkta ki topumu almaya çalışırken sandalyede dengemi kaybettim ühüüüüüüüüüüüüüü(daha çok ağlar)
Seo-jun(endişeli):
Abicim keşke bana söyleseydin ben senin için alırdım, sen şimdi yatağın üstüne geç otur şöyle, annemler evde değil, ben ilk yardım çantasını alıp geliyorum tamam mı? bekle burada (onu yatağa taşır)
Bora(ağlayarak):
T-tamammmmm…. (burnunu çekip gözyaşlarını siler)
…
Seo-jun(sakinleştirmeye çalışarak)
Tamamdır, bak getirdim. şimdi dizinin üstüne merhem sürüp, üflersek bir de yara bandı yapıştırırsak iyileşir. Ve canının acısı da hafifler tamam mı? 🙂 (bir yandan da merhem sürüp yara bandı yapıştırır)
Tamamdırrrrrrrrr bak geçti bitti, söyle bakalım şimdi; hala acıyo mu? (neşeli bir ses tonunda)
Bora(şaşkın):
Aaaaaaaaaaa hayırrrr acımıyorrrr, bekle bir saniye. BU YARA BANDI HELLO KİTTY’Lİİİİ ÇOK GÜZELLLLLLLLL
Seo-jun:
Hahaaaaa evet haklısın, galiba annemler senin için, sen seviyorsun diye almışlar.
Neyse bak şimdi televizyonda en sevdiğin çizgi film başlayacakkkkkkkk hadi koş, yoksa kaçıracaksınnnn!!!!!!!!
Bora:
AAAAAAAAAAA HEMEN GİTMELİYİM, İNDİR BENİ LÜTFENNNNNN
Seo-jun:
Tamam tamam, hadi bakalım şimdi gidebilirsin (indirir)
—---- FLAASSSHHHHHHKK—-------
(başka bir anıya geçer)
Bora(isyankar):
AMA ÇOK İSTİYORUMMMMMMMMM
Anne:
Olmaz bora, her istediğinde sırf istiyorsun diye kurabiye yiyemezsin, sağlığın için iyi değil.
Bora: (Burnunu çekerek)
Ooff yaaaa tamamm…
(Bora odasına doğru yürürken koridorun sonunda birden Seo-jun belirir ve kendi odasını işaret ederek gelmesini söyler ve Bora da onu takip eder)
Seo-jun(fısıldayarak):
Bak, kurabiye yemek istiyordun değil mi? Sanırım ben de istiyorum, hadi birlikte yiyelim!!
Bora(şaşkınlığını gizleyemeyerek ve fısıltıyla sorar)Ama sen bunları nereden buldun? annemin sana vermeyeceğinden adım gibi eminim?
Seo-jun:
vermedi zaten, ben kendim aldım! 🙂
Bora:
Yani çaldın, öylemi?
Seo-jun:
hayırrrrrrrr, bu çalmak olmuyorrrr sadece ödünç aldım kavanozu, 2-3 tane yedikten sonra geri yerine koyarımmmmm. Eğer kavanozu geri yerine koyarsan çalmış sayılmam kii.
Bora.
Tamam o zaman, tadını çıkaralım 😀
Afiyetle yiyeceğimmmm 😋
—-------------FLASHHHHHHHHHH—------------
…
Bo-ra doğduğu gün ağlamıştı. Çocukluğu boyunca ise gözyaşlarına pek ihtiyaç duymamıştı. Çünkü ne zaman canı yansa, yanında Seo-jun ve Na-eun vardı.”
…
Yağmur damlaları, cama bir bir düşüyor ve sees çıkarıyordu. kaldırımda dizinde yara bandı olan ve kurabiye yiyen çocuk, Bora’ya, daha önce abisi ile yaşadıklarını hatırlattı….Arabada 4 kişiydiler, Bora, Na-eun, ve Na-eun’nın anne babası. Hastaneye gidiyorlar.
Arabadaki sessizlik rahatsız edecek kadar derin ve yoğun duygular taşıyordu, ön koltukta Na-eun’nın annesinin gözleri doluyken, babasının sakin kalmaya çalışan perişan yüzünü düşünürken, Na-eun, içinden kendi kendine sö veriyordu;
“Artık onu ben koruyacağım, artık onun yanından ayrılmayacağım. Artık Bora’nın ablası olup ona iyi bakacağım!”
Bu söz,
İkisininde
Tüm hayatını etkiledi…
Na-eun ve Bora sessiz ve sakince hastane koridorunda el ele duruyorlardı. Ortama büyük bir sessizlik hakimdi, Bora’nın annesi ve babası göz yaşlarını durduramazken, Boranın elleri titriyor, hastane kokusu nefesini daraltıyor ve duvarlar üst üste geliyordu. Bora’nın ışığı ilk kez, 4 yaşında iken söndü.
En sonunda, bitmek bilmeyen saatlerin ardından, şükür ki son durumu verebilmek için doktor ameliyathaneden çıktı ve maskesini çıkardı.
Bora’nın ebeveynleri korku, umut, yorgunluk ve uyku dolu gözlerle doktora bakıp cevap beklerken, Na-eun’ın ebeveynleri yerinde doğruldu, umutla.
ama doktor daha konuşmamıştı bile..
“Şükür ki hayatı tehlikeyi atlattı…”
Ebeveynleri bir anda omuzlarındaki tüm yükün kaydığını hissetti ve derin bir iç çekti, sanki çölün ortasında su bulmuşlar gibi.
“Ama….”
“Maalesef beyni çok ağır bir hasar almış”
“Hasta, bitkisel hayata girdi, birazdan onu bir odaya alacaklar. Orda tedaviye başlayacak, uyanabil esi için hastanemiz elinden geleni ardına koymayacağından emin olabilirsiniz.”
“En son, bilgiliredi danışmadan alabilirsiniz, yeniden, geçmiş olsun..”
…
İşte o an,doktorun dediklerini anlamasa bile, ortamdaki içi yırtıp, delen o sessizlikten bir şeylerin farkına vardı Bora,
Abisinin sesini, gülen yüzünü, süt içerkenki o alışkanlığını bir daha göremeyecekti….
--—----------------------------FLASSSSSSSHHHHHHH—------------------------------
Seo-jun:
HADİ, ŞİMDİ TOPA TEKME ATARAK BANA YOLLAAAA
Bora:
TAMAMMMMMMMM!!!!!!!!!!
(topu abisine atar)
Bora:
OLDU MUUUUUUUUUU????
Seo-jun:
OLDUUUUUUUU; AFERİMMMMMM (Boraya geri atar)
ŞİMDİ BİR DAHA DENEEEE
Bora:
Tamammmmmmmmmmmm (top ayağından kayar)
Bora:
AH! ÖZÜR DİLERİM SEO-JUN
Seo-jun:ÖNEMLİ DEĞİL; BEN ŞİMDİ ALIRIMMM)
Seo-jun, topun peşinden dikkatli bir şekilde, caddeyi kontrol ederek yola çıkar ve topu elne alıpt arkasına döner ve Bora’ya bakıp gülümser.
Tam o sırada güçlü bir fren sesi duyulur ve etraftaki insanlar Seo-jun’a çekilmesini söyler ama Seo-jun yan tarafa baktığında kontrolünü kaybetmiş bir araba son hız da ona doğru gelmektedir.
Çığlık ve çarpma sesinden sonra ortalık buz keser ve sadece yağmurun sesi kalır)
Ve hemen ardından gelen siren sesleri….

![Werewolf Hollow [GALATEA DATE TBA]](https://cdn-gcs.inkitt.com/vertical_storycovers/ipad_76bbf380fa2e8dc2f70694197487ab81.jpg)

![Fated to My Ex- Best Friend [Moving to Galatea]](https://cdn-gcs.inkitt.com/vertical_storycovers/ipad_49edb1dbf9a28b50b9c4d68d8598359b.jpg)




