Under the same sky, on the same terrace

All Rights Reserved ©

Summary

Mari is a young woman who has realized her dreams. Her new neighbor, Evans, was impressed as soon as he saw Mari. Mari wants to share the terrace. What happens when Evans says it's okay to share? (Hello, I wrote the summary using translation, there may be mistakes. I'm sorry. I wanted to write this story, maybe you can give me a chance.) <3

Status
Ongoing
Chapters
12
Rating
n/a
Age Rating
18+

Mari 1

Mari

Uyandım telefonu alıp saate baktım saat on olmuştu. Pek sabah insanı değilim. Kalktım banyoya girip işerimi halletim.

Banyodan çıkıp odama girdim odamın cam kapısını actım,

Odam terasa bakıyor ve terasa bakan taraf ful cam manzara o kadar güzel ki terasa çıktım.

Öne korkuluklara doğru yürüdüm, yürürken bir yandan biraz gerindim, derin nefesler aldım. Burayı seviyorum.

Evimi seviyorum burası şehrin sonlarında oluğu için daha sesiz, sakin küçük bir site diyebiliriz hata bazen şehirden kaçmak isteyenler için harika bir yer.

Etrafımda fazla ev yok ve bunu seviyorum evin bahçesi, giriş yolu biraz sonrada yol ve masmavi bir deniz mavi rengini seviyorum.

yakın zamana kadar komşum yoktu, ama birkaç güne olacak, alt katlarda arda gelip giden insanlar var ama karşılaşmıyoruz bile

Şimdi ise yan daireye nur topu gibi bir komşum gelecek. Bu tabiki sorun değil. Ama sağ tarafda bulunan havuzu ve ortada bulunan oturma alanını kulanmamıza izin vermeyebilir. yani terası bölmek isteyebilir. Bu can sıkıcı.

Ne yapayım elimde değil. Endişeleniyorum keşke diğer tarafına satın alsaydık bu harika bir fikir,Peki neden aklıma şimdi geldi ki!

Lucas amca mu binaların sahibi, babamın arkadaşıydı yani babam yaşıyor olsaydı şuanda arkadaş olacaklarına eminim.

Staja başlarınca hep arkadaşım Liz ile ayrı bir eve çıkarız sanıyorduk ama o ve sevgilisi ayrı bir eve çıktılar.

Bundan memnunum. Hehe…

Lucas amca ev ardığımı duyar duymaz burayı önerdi hatta hediye etti ama tabiki kabul etmedim yeterince paramız vardı ve bize kalan mirasımız,

Israrcı oldu ama o zaman başka yerden ev alacağımı söyledim ve sonunda evi saatı.

Lucas amca bize çok destek oldu ablam ve bana o harika bir amca ve harika bir dost babamın biryerlerde onunla gurur duyduğunu biliyorum..

Ablam evlenmeden önce benimle birlikte bir kaç ay kaldı. Güzel zamanalardı.

Çatı katı dediğime bakmayın burası iki binalı beş katlı bir siteden oluşuyor. diğer bina ise Lucas amcanın yan şirketi gibi birçok işini orda hallediyor.

buranın daha sakin olmasını sevdiğini biliyorum bende o yüzden seviyorum, durun bir dakika burayı sevmek için ne kadar çok sebebim var hehe…

Ama en çok terasımı seviyordum ah buda ne göz yaşı mı… umarım yeni komşum terası bölmek istemez.

Terasım o kadar büyük ve güzel ki uyanır uyanmaz terasa çıkıp harika deniz manzarasını seyrediyorum.

Terastan bakarsanız önce evin girişini ve bahçesini görürsünüz sonra yolu ve sonra yürüyüş yolu kumlar ve işte o mavi deniz. mavi rengini sevdiğimi söylemiş miydim.

Sol tarafı ise orman, orman derken yani bisiklet sürmek piknik yapmak, koşuya çıkmak için vahşi hayvanlar yok. Hehe.. yani bakımlı ve çok güzel. Genelde ormanda yürüyüş yapmaya bayılırım.

Arada koşuya çıkıyorum, tamam arda değil çok az ne yapabilirim.Tek başıma biraz korkuyor olabilirim. Ayrıca yazın çok sıcak ve kışın da soğuk hehe…

ve kış demişken kışı daha çok sevdiğim kayıtlara geçsin lütfen.

Terasın sol tarafında büyük bir televizyon var arkadaşlarımla sinema geçesi yapıp, oyun oynuyoruz ben bi oyun grafik tasarımcısıyım, ve tabiki yaratığım oyunları oynuyorum arkadaşlarımla fazla sesli ve gürültülü olabilir. Yani olamaz mı siz söyleyin, ben iş yapıyorum burda değil mi…

Lucas amca yan tarafa birinin taşınacağını söylediğinden bu yana bir hafta geçti. arkadaşıyla konuştuğundan bahseti, teras birleşik olduğu için bana önceden haber vermek istedi hey o kibar bir adam. Terası bölmek istememiyordum.

Komşum taşındığında onunla konuşabileceğimi söyledim. Daha sonra başıma bir öpücük kondurdu Lizi be beni akşam yemeğeğine davet etti ve gitti.

Ve tabiki Lize bir komşumun olacağını söyledim bu bir hafta önceydi.

Lucas amca ve eşi Lori hep bize destek oldular. Maddi olarak birşeye ihtiyaçımız yoktu zaten. Manevi olarak bizi yalnız bırakmadılar. Benim için gerçekten değerliler.

Annem ve babam tüm mirasını bize bıraktılar. ama ablam da bende paramızı okulumuz için harcadık ve ailemizin dostları hep yanımızdalardı bu güzel bir histi ailemiz olmasa bile arkanda güvenebileceğim insanların olduğunu bilmek.

Annem ve babam gittikleri bir tatilde kaza geçirdiler. Ablam ve bana sonsuza dek veda ettiler. Çok gençtim on yedi yaşıma yeni girmiştim ablam on sekiz yaşındaydı.

Annem ve babam gidince birçok şeyle uğraştı ama ona asla zorluk çıkarmadım. elimden geldiğince destek oldum. Cenaze işleri miras işleri, eski şirketimizin iflası ve devri, çok uzun sürdü.

Lucas amca bizi evlat edinmek istedi ama biz yeterince büyüktük mirasımız da vardı her şeyle uğraşmak özelikle ablam için zordu ama halleti hallettik.

Lucas amcamında desteğiyle ablam okulunu bitirdi ve devrettiğimiz. Eski şirketimizde staja başadı onu çok seviyorum.

Arkadaşım ve ben çok çalışıyorduk, kuralımız buydu çok çalışıp staja kabul olacaktık.

Evet bana bırakılan bir miras vardı ama ben hayatı biraz erken kavramıştım. Nasıl bir anda iflas ediliğini koca bir şirket sahibiyken nasıl her şeyin alt üst olduğuna bizzat şahit oldum. bu yüzden pek mirasıma güvenmedim ve hayalimizdeki hayatı kurmak ve sonunda istediğimiz hayata sahip olmak için çok çalıştık.

Binlerce kez şükür başardık, imkansız gibi geliyordu ama işte burdayım burdayız Liz ben ablam London, Anton ve Tony

Tony bir gece kulübü işletmecisi diyebiliriz. tamam büyük abisiyle ortak olarak ama iyi iş çıkartıyor o gurubumuzun popüleri bilirsiniz internette baya popüler. Açık mavi gözleri güzel sarı saçlarıyla tam bir starboy

Ablam jade o evlendi ve şuan dünya turunda kocasıyla ablam her şeyin en güzelini hak ediyor. Onun adına çok mutluyumum. Ablamın eşi aile işini devrettiğimiz adamın kardeşi.

Not; devir gerçekleşmeseydi ailem öldükten sonra şirketin borçlarının altından kalkamazdık.

Ablam eskiden sahibi olduğumuz şirkette staja girince yakınlaştılar. ablam jade ve Andrew, tanıştı ve aşk hehe…

Ben Liz ve Anton aynı şirkette çalışıyoruz tamam biraz torpil var.

Yanlış anlamayın konumumuza kendi başarımızla geldik tabiki, sadece birlikte çalışmak için babamın bir dostuna eposta yolamış olabilirim tabiki arkadaşlarının küçük kızının isteğini geri çevirmedi.

Ve şuan Anton ben ve Liz stajdan sonra aynı şirkette çalışıyoruz.

Bir söz duymuştum, diyor du ki, eğer istediğin işi yapmıyorsan asla hayatını yaşayamazsın, o kadar haklı bi cümle ki oyunla ilgili çizimler yapmak onlara hayat vermek bu beni öyle mutlu ediyor ki .

Hatta bir seferinde her birimizin olduğu bir karakter kostüm tasarımı yaptık ve çok güzel oldu tabiki bana amazon kraliçesi tasarladım. Anton o Azraili andıran bir ölüm meleği tasarladık ve

Liz o masum melek arkadaşım tabiki tatlımı tatlı bir peri tasarladık tabiki sevgilisi London da perimizin Avcısı olarak tasarladık hehe.. bu fikir hoşumuza gitti

güzel perimiz ve onu avlamaya hazır bir avcı oldukça yaratıcı.

Tony ye gelirsek ona bir tasarım yapmadık, Her zaman bir karakteri oynayıp onu kendine benzettiği için o istemdi. Oynadığı kahraman suikastçı bir samuraydı farklı bir kostüm istemediği için ona yapmadık zaten favori bir kostümü vardı bilirsiniz.

Bu bizim iyi işlerimizden biriydi bizim farkımız ve tarzımızla hayalimizdeki gibi oldukça özeldi. yani şuan bir çocuk yada bir genç bizim hayalimizdeki kostümlerle, karakterlerle oyun oynuyor ve bu bizim başarımız.

Evet gelelim Liz ve London’a onlar üniversitenin ilk yılından beri birlikteler, o kadar tatlılar ki benim minik arkadaşımla çok yakışıyorlar.

Liz 1.60 boyunda aslında çoğu kıza göre minik değil ama London ben ve gurubumuzun diğerlerine göre öyle neyse bu minik prensesimizin içleri gülen güzel kahve rengi gözleri var, kumral saçları, minyon bir yüzü şirin yanakları Oy tatlı arkadaşım onu da çok sevdiğimi söylemiş miydim.

London 1.85 boylarında tam enim değilim. ama bizim çocuklar uzundur. spor salonunda geçirdikleri zamana göre oldukça fit görünüyorlar.

Londonun siyah saçları ve arkadaşımın ölüp bitiği aşık olduğu kehribar gözleri var. London kendi şirkettinde çalışıyor. o zengin bilirsiniz…

Yani bana sorarsanız tam anlamıyla London un kehribar değil daha çok güneşte öyle hehe.. ama kimim ki yargılayayım.

Dün sahilde dolaşırken yine bu konumuz du ben güneş olmadığında o kadar parlak olmadığını savunuyordum, Tony ve Anton kehribar işte diye abartmayın, diye söyleniyorlardı ki haklılar.

Her seferinde minik arkadaşım Liz sevgilimin gözleri güneş gibi parlıyor diye beni darladığı için onunla uğraşmak hoşuma gidiyor du London ise o Liz ne derse memnun ne isterse öyle olabilir ne görürse en güzeli o her şeye tamam, o tam bir aşık aptal tıpkı Liz gibi

Saat on da uyandım nerdeyse yarım saattir terastayım manzaraya bakıyorum yazın son haftalarındayız yinede çok sıcak.

Sağ tarafdaki siyah camlara baktım ev günler önce temizlik şirketinden gelenler tarafından temizlenmişti. Biliyorum çünkü haftada bir aynı ablalar benim evimi de temizlemeye geliyorlar.

Kahvaltı yapmalıyım biraz çikolatalı bişeyler yiyivereyim en iyisi…

Mutfağa dönmeden önce parlak gökyüzüne baktım. Ailem onların, sevgilerini hâla hissedebiliyorum sanki. Güzeller güzeli annem sevgili babam umarım, Huzurlusunuzdur. Mutlusunuzdur Ben öyleyim…