Customize readability
Aa

Külle Yazılan Kader

All Rights Reserved ©

Summary

Yüzyıllardır süren bir düşmanlık… Küllerin arasına gömülmüş bir kehanet… Ve kaderin yollarını kesiştirdiği iki insan. Virelith ve Ravencrest hanedanları, geçmişin kanlı izlerini hâlâ omuzlarında taşıyordu. Birbirlerinden nefret etmeleri için sayısız neden vardı. Fakat unutulmuş bir kehanet, onları istemedikleri bir yolculuğa sürükledi. Aeris Virelith, gerçeğin peşinden gitmekten vazgeçmeyen genç bir bilgin. Valerius Ravencrest ise duygularını sessizliğin ardına saklayan, imparatorluğun en genç komutanı… Küllerin altında yatan sırlar gün yüzüne çıktıkça, yalnızca krallıkların değil, onların kaderi de geri dönülmez şekilde değişecek. Çünkü bazı kehanetler okunmaz… Yaşanır.

Genre
Fantasy
Author
Theo
Status
Ongoing
Chapters
2
Rating
n/a
Age Rating
16+

Chapter 1

“Küller soğuduğunda sessizlik konuşmaya başlar. Sessizliği dinleyebilenler ise kaderlerinden asla kaçamaz.”— Küllere Yazılan Kehanetler, Birinci Parşömen

Küllerin bir hafızası vardı. İnsanlar bunu yalnızca bir söylence sanırdı. Ateşin geride bıraktığı gri tozdan ibaret olduğunu düşünür, rüzgârın onu alıp uzak diyarlara savuracağını zannederlerdi. Oysa yaşlı tarihçiler, ömrünü yitik krallıkların izlerini sürmeye adamış bilginler ve artık isimleri bile unutulmuş kâhinler başka bir şey söylerdi. Ateş unutur. Taş unutur. İnsan unutur. Ama kül… Asla.

Elarion’un kuzey rüzgârı, yılın hangi mevsimi olursa olsun aynı kokuyu taşırdı. Islak taş, yanmış sedir ağaçları ve üzerinden yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ toprağa sinmiş duman… O koku, kuzeyde yaşayan herkesin çocukluğuna işlemişti. Fakat hiç kimse onu Aeris Virelith kadar iyi tanımıyordu. Çünkü Virelith Malikânesi, uçurumun kıyısına kurulmuştu. Uçurumun hemen aşağısında ise artık haritalarda bile adı geçmeyen kadim bir şehir uzanıyordu.

Asterion.

Bir zamanlar Elarion’un en görkemli bilgi şehriydi. Şimdi ise yalnızca siyaha dönmüş taşlardan ve sessizlikten ibaret bir mezarlık…

Güneş henüz doğuyordu. Gökyüzü gecenin lacivertini üzerinden yavaşça sıyırırken, sis ince bir tül gibi vadinin üzerine yayılmıştı. Malikânenin yüksek pencerelerinden içeri süzülen solgun ışık, taş koridorlarda uzun gölgeler bırakıyor; duvarları süsleyen eski portreler, sanki yüzyıllardır aynı sessizliği izliyormuş gibi donuk bakışlarla karanlığa gömülüyordu. Hiçbir kuş ötmüyordu.

Bu vadide kuşlar uzun zamandır yuva yapmıyordu. Rivayete göre Asterion yandığı gece gökyüzü günlerce siyah kalmış, duman güneşi bile gizlemişti. O günden sonra hiçbir kuş, küllerin üzerine konmamıştı.

Aeris ağır kadife perdeleri iki yana çekti. Soğuk hava yüzüne çarptı. Derin bir nefes aldı; her sabah yaptığı gibi. Her sabah aynı manzaraya bakıyor, her sabah aynı soruyu düşünüyordu.

“Bir şehir gerçekten bu kadar uzun süre yas tutabilir mi?”

Cevabı hiçbir zaman bulamamıştı.

Arkasındaki kapı usulca vuruldu.

“Hanımefendi.”

Yaşlı hizmetçi Elen’in sesi her zamanki kadar yumuşaktı.

“Kütüphanede sizi bekliyorlar.”

Aeris gözlerini vadiden ayırmadan sordu.

“Yine mi?”

“Başkâtip, bu sabah gelen sandığın açılmasını sizin yapmanız gerektiğini söyledi.”

Genç kadın istemsizce kaşlarını çattı. Son haftalarda kuzey sınırından ardı ardına eski sandıklar geliyordu. Yanmış parşömenler, kırık mühürler, is tutmuş tabletler… Sanki biri, yıllardır toprağın altında uyuyan geçmişi tek tek gün yüzüne çıkarıyordu.

Üzerine koyu lacivert pelerinini aldı. Virelith ailesinin simgesi olan gümüş ay çiçeği omzunda usulca parlıyordu. Malikânenin koridorlarında yürürken ayak sesleri taş zeminde yankılanıyordu. Bu bina yaşayanlardan çok anıları barındırıyordu. Duvarların arasında eski mürekkep kokusu dolaşıyor, tavana kadar uzanan raflar binlerce kitabı, haritayı ve kayıp dillere ait ciltleri sessizce muhafaza ediyordu.

Virelithler savaşçı değildi.

Onlar bilgiyi korurdu.

Çünkü onların inancına göre bir krallık yeniden kurulabilir, bir saray yeniden inşa edilebilirdi. Ama unutulan bilgi, sonsuza dek yok olurdu.

Kütüphanenin devasa kapıları açıldığında sıcak balmumu kokusu Aeris’i karşıladı. Yüzlerce mum yanıyor, loş ışık tavana kadar yükselen rafların arasında titrek gölgeler oluşturuyordu. Salonun tam ortasında, siyah meşe ağacından yapılmış uzun masanın üzerinde demirle güçlendirilmiş eski bir sandık duruyordu. Sandığın yüzeyi tamamen isle kaplıydı; sanki yüzyıllar boyunca ateşin içinde kalmıştı.

Başkâtip başını hafifçe eğdi.

“Sonunda geldiniz.”

Aeris sessizce sandığın yanına yaklaştı. Parmaklarını demirin üzerine koyduğu anda içini tarif edemediği bir ürperti kapladı. Bir anlığına kulaklarının dibinde çok uzaklardan gelen fısıltılar duyduğunu sandı. Anlaşılmayan kelimeler… Kırık cümleler… Ve yalnızca tek bir sözcük…

“Kader…”

Elini hızla geri çekti.

“Ne oldu?” diye sordu Başkâtip.

“Hiç.”

Yalan söylemişti.

Sandık soğuktu. Ama o soğuk, demirin değil… Bir mezarın soğuğuydu.

Derin bir nefes aldı ve paslanmış kilidi yavaşça çevirdi. Metal, yıllardır ilk kez hareket ediyormuş gibi acıyla inledi. Kapak ağır ağır açıldı.

İçeride yalnızca tek bir parşömen vardı.

Ne altın…

Ne mücevher…

Ne de başka bir belge…

Sadece siyaha dönmüş, kenarları yanık tek bir belge.

Aeris dikkatlice onu kaldırdı. Parşömenin üzerindeki kül avuçlarına döküldüğü anda odadaki bütün mumlar aynı anda titredi. Sanki görünmeyen biri derin bir nefes almıştı.

Başkâtip irkilerek etrafına baktı.

“Rüzgâr mı?”

Aeris cevap vermedi.

Çünkü gözleri artık parşömendeydi.

Yanık mürekkep güçlükle seçiliyordu. Bazı satırlar tamamen silinmişti. Fakat en üstte tek bir cümle hâlâ okunabiliyordu.

“Küller soğuduğunda…”

Devamı yoktu.

Yırtılmıştı.

Ya da…

Birisi özellikle kazımıştı.

Aeris’in kalbi, ilk kez sebebini bilmediği bir endişeyle hızlandı. Sanki bu eksik cümle, tamamlanmak için yüzyıllardır onu bekliyordu.

Chapters
1. Chapter 1
Let Theo know what you thought about this chapter!
Love this

2

Love this

Funny

0

Funny

Spicy

0

Spicy

Suspenseful

1

Suspenseful

Emotional

0

Emotional

Profound

0

Profound

Heartwarming

0

Heartwarming

Shocking

0

Shocking

Good Writing

1

Good Writing

Compelling Plot

0

Compelling Plot

Great Character

0

Great Character

Strong Dialog

1

Strong Dialog

Further Recommendations

Stripped Shadows

bm: Sehr gutes Schreiben. War total in der Geschichte und habe mitgefiebert, wie es weiter geht. Konnte das Buch kaum zur Seite legen Sehr spannend geschrieben. Freue mich auf Band 2 Hätte gern das Ruby mit Beiden lebt.Und es fehlen noch sehr viel Antworten

Read Now
My Playboy Roommate

luisasabato: Spitze! Sehr zu empfehlen und hoffe auf ein Happy End

Read Now
The Orc's Pet

mtasker: I really loved this story. Author, please keep writing such amazing and interesting stories.

Read Now
My Blacksmith Savior

Martina partsch: Eine liebenswerte,nette Liebesgeschichte mit einem emotionalen Happy End,fast wie im Märchen.Danke für die schöne Geschichte .

Read Now
Buried Alive

Vika Kostyuk: NGL, when I read the title of the story as 'Buried Alive' and saw a pregnant woman on the cover, I was expecting it to get sad, dark and brutally painful, maybe depressing, but as they say never judge a book by it's cover and title.The first chapter did bring sadness and tackled depressing parts wit...

Read Now
Broken Halos MC

cbell558: Writer is very good at balancing just enough descriptive information with moving the story along. Some writers go too far with describing motivations of the characters and their mindset. Their stories move agonizing along at a snails pace. This writer gets you hooked at the beginning and keeps you ...

Read Now
Fashion victime du PDG

otigert2: Super histoire , dommage d'arriver a la fin, j'aurais voulu continuer.J'espère qu'il y aura bientôt une suite.

Read Now
Death's Shadow MC Book 1

SANDRA: WOW what a great story line. It lures you in like your in the story. Can't wait to read more in this series 🩷

Read Now
Called by the Alpha

Lohana Francisco: Livro bem detalhado , estou gostando até o atual momento.

Read Now